çekmek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

çekmek -er

[1] bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
[2] taşıtı bir yere bırakmak, koymak
[3] germek
[4] içine almak, emmek
[5] bir yerden başka bir yere taşımak
[6] bir amaçla ortadan kaldırmak
[7] üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
[8] atmak, vurmak
[9] bir kimseyi veya bir şeyi geri almak
[10] güç durumlara dayanmak, katlanmak
[11] tartıda ağırlığı olmak
[12] döşemek
[13] herhangi bir engel kurmak
[14] şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak
[15] imbik yardımı ile elde etmek
[16] çizgi durumunda uzatmak
[17] aynısını yazmak veya çizmek
[18] tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük v.s.yi uygulamak
[19] bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak
[20] görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek
[21] taşıma gücü olmak
[22] öğütmek
[23] protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak
[24] hoşa gitmek, sarmak
[25] kaçan ilmeği örmek
[26] masrafını karşılamak, ikramda bulunmak
[27] bir duyguyu içinde yaşatmak
[28] yürütmek, sürmek
[29] bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek
[30] bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak
[31] herhangi bir anlama almak
[32] örtmek, giymek
[33] dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek
[34] yol, ay sürmek
[35] daralıp kısalmak
[36] asmak
[37] boya, badana vb. sürmek
[38] yollamak
[39] bir şeyi emip dışarıya çıkarmak
[40] hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek
[41] (fizik) bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı
[42] (mühendislik) vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak
[43] içki içmek
[44] kuvvet kullanarak nesneleri kendine doğru yaklaştırmak
[45] (mecaz) benzemek

Söyleniş[düzenle]

IPA: /t͡ʃecˈmec/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: çek·mek

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[1] çekmemek, itmek

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

[1] burun çekmek, tesbih çekmek

Örnekler[düzenle]

[1] Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. - R. N. Güntekin
[3] İpi çekmek kolay oldu.
[5] Ekini tarladan çekmek için kooperatiften römorklu traktörü aldı.
[6] Piyasadaki parayı çekmek.
[7] Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. - T. Buğra
[8] Dayak çekmek. Şut çekmek.
[10] Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum. - P. Safa
[11] Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi. - P. Safa
[12] Kabloları çekmek için yardıma ihtiyacımız var.
[13] Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş. - R. H. Karay
[14] Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar. - S. F. Abasıyanık
[15] İspirto çekmek. Gül yağı çekmek.
[17] Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek.
[18] Bardak çekmek.
[20] Fotoğraf çekmek. Film çekmek.
[21] Bu araba 500 kilodan fazla yük çekmez.
[22] Kahve çekmek.
[25] Çorap çekmek.
[26] Beni Konya Lezzet Lokantası'na götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti. - H. E. Adıvar
[27] Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum. - R. H. Karay
[28] Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın. - Y. K. Beyatlı
[29] Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur. - T. Buğra
[30] Sorguya çekmek.
[31] Bak, sözümü nereye çekti!
[32] Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz. - R. H. Karay
[34] Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur. - B. Felek
[35] Kumaşı yıkayınca çekti.
[36] Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik. - Halikarnas Balıkçısı
[38] Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi? - A. İlhan
[39] Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor.
[43] Çok kimse rakısını bağında çekiyordu. - F. R. Atay
[45] Oğlan dayıya çeker.

Atasözleri[düzenle]

Otu çek, köküne bak

Deyimler[düzenle]

akıntıya kürek çekmek
çek arabanı
çile çekmek
damarına çekmek
dem çekmek
dünyadan el etek çekmek
fertİği çekmek
hat çekmek
kafayı çekmek

Köken[düzenle]

Eski Türkçe:

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] çekerek bağlamak
[2] Kitap noktalamak
[3] Attan kan almak
[4] Sıkılan oku çekmek

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] asılmak, çekmek
[2] çekmek, taşımak
[3] çekmek, dayanmak, katlanmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.