İçeriğe atla

çekmek

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: cekmek

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

çekmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çeker)

Sarı adam kapıyı çekiyor (1)
Traktörü sergiye çekmişler (2)
Adam ipi çekiyor (3)
Kadın, sigarayı çekiyor (4)
Komutanı, askerleri başka bir yere çekiyor (5)
Bu Alman parası piyasadan çekileli yıllar oluyor (6)
Askerler silahlarını çekmişler (7)
Futbolcu şut çekiyor (8)
  1. bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfa 71 , Dergâh Yayınları
      "Adam cüzdanını çıkardı ve: - Bir senelik kirayı hazırlamıştım... diye bir zarf çekti."
  2. taşıtı bir yere bırakmak, koymak
  3. germek
    • İpi çekmek kolay oldu.
  4. içine almak, emmek
    • 2020: Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 115 , İletişim Yayınları
      "Dumanı ciğerlerime çekiyorum."
  5. bir yerden başka bir yere taşımak
    • 2022: Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, sayfa 19 , Dinozor Genç
      "Artık göçü çekiyoruz."
  6. bir amaçla ortadan kaldırmak
    • Piyasadaki parayı çekmek.
  7. üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
    • Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. - T. Buğra
  8. atmak, vurmak
    • Dayak çekmek. Şut çekmek.
  9. bir kişiyi veya bir şeyi geri almak
  10. güç durumlara dayanmak, katlanmak
    • Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum. - P. Safa
  11. tartıda ağırlığı olmak
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 14 , Kanat Yayınları
      "Emekli Zabıt Kâtibi Hulusi Bey yüz okkadan fazla çeken bir adamdı."
  12. döşemek
    • Kabloları çekmek için yardıma ihtiyacımız var.
  13. herhangi bir engel kurmak
    • Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş. - R. H. Karay
  14. şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak
    • Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar. - S. F. Abasıyanık
  15. imbik yardımı ile elde etmek
    • İspirto çekmek. Gül yağı çekmek.
  16. çizgi durumunda uzatmak
  17. aynısını yazmak veya çizmek
    • Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek.
  18. tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vs.yi uygulamak
    • Bardak çekmek.
  19. bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak
  20. görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek
    • Fotoğraf çekmek. Film çekmek.
  21. taşıma gücü olmak
    • Bu araba 500 kilodan fazla yük çekmez.
  22. öğütmek
    • Kahve çekmek.
  23. protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak
  24. hoşa gitmek, sarmak
  25. kaçan ilmeği örmek
    • Çorap çekmek.
  26. masrafını karşılamak, ikramda bulunmak
    • 2014: Ayfer TUNÇ, 2014, Dünya Ağrısı, sayfa 244
      "Ona kalsa gitmezmiş; ama defterlerini tuttuğu bir herif masrafı ben çekicem demiş, ısrar etmiş."
  27. bir duyguyu içinde yaşatmak
    • Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum. - R. H. Karay
  28. yürütmek, sürmek
    • Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın. - Y. K. Beyatlı
  29. bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek
    • Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur. - T. Buğra
  30. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak
    • Sorguya çekmek.
  31. herhangi bir anlama almak
    • Bak, sözümü nereye çekti!
  32. örtmek, giymek
    • Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz. - R. H. Karay
  33. dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek
  34. Bir yolu tamamlamak için gereken süre
    • 1996: Faruk EREM, 1996, Bir Ceza Avukatının Anıları, sayfa 77 , Çark Kitabevi Yayınları
      "Meşelik, yaya iki saat çeker."
  35. Daralıp kısalmak
    • Kumaşı yıkayınca çekti.
  36. asmak
    • Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik. - Halikarnas Balıkçısı
  37. boya, badana, göz kalemi vb. sürmek
    • 2013: İpek s. Burnett, 2013, Romancı, sayfa 47 , Yapı Kredi Yayınları
      "Gözüme kalem çekmeye çalıştım, beceremedim, Şadiye Abla koştu imdadıma yetişti, sağ olsun."
  38. yollamak
    • Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi? - A. İlhan
  39. bir şeyi emip dışarıya çıkarmak
    • Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor.
  40. hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek
  41. (fizik) bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı
  42. (mühendislik) vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak
  43. (argo, yemek içmek) içki içmek
    • Çok kimse rakısını bağında çekiyordu. - F. R. Atay
  44. (argo, yemek içmek) Esrarlı sigara içmek.
  45. (argo, yemek içmek) Barmenin ya da çaycının içecek doldurması
  46. (argo, şiddet) Tokat atmak, yumruk vurmak.
  47. (argo, spor) Skor kazanmak
  48. (argo, cinsellik) Erkeğin mastürbasyon yapması.
  49. (argo, fahişelik) Erkeğin bir kadını fuhuş hayatından ayırıp metres tutması, kendisine karı yapması.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

acı çekmek, akıntıya kürek çekmek, arık çekmek, babasına çekmek, başı çekmek, burun çekmek, çek arabanı, çile çekmek, sorguya çekmek, damarına çekmek, dem çekmek, dünyadan el etek çekmek, fertiği çekmek, hat çekmek, ilgi çekmek, kafayı çekmek, tespih çekmek

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

çekbırak, çekçek, çekpas, çek valf, çekyat, tutçek, dörtçeker, nemçeker, topçeker, yükçeker

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]


Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. çekerek bağlamak
  2. Kitap noktalamak
  3. Attan kan almak
  4. Sıkılan oku çekmek

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

çekmek

  1. asılmak, çekmek
  2. çekmek, taşımak
  3. çekmek, dayanmak, katlanmak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.