çıkarmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]çıkarmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çıkarır)

Kadın, şortunu çıkarıyor. (11)


Öğretmen, çocukların yanlışını çıkarıyor. (4)
- birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak.
- her gün onsekiz sularında acı siyah beyaz/ondokuz elllbirde bir alman gemisini limandan çıkarıyor.— Attilâ İlhan, 1960, Ben Sana Mecburum, s. 20, Ataç Kitabevi
- sonunu getirmek
- 'Kalan kömürle bu kışı çıkarırsak iyi.— Ayfer Tunç, 2014, Dünya Ağrısı, s. 189, Can Sanat Yayınları
- Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek
- Nereden geliyordu, akşam olunca hangi yöne gidiyordu, bir türlü çıkaramadım." - Yaşar Kemal
- bulmak, ortaya koymak
- "Sultanahmet Camisi'nde vaaz veren hocanın bile yanlışını çıkarmış..." - Aziz Nesin
- Anımsamak
- Kesinlikle daha önce görmüştü bunları. Evet evet, görmüştü, yüzlerine biraz daha baksa çıkarırdı.— Cem KALENDER, 2009, Klan, sayfalar 231-232, Kavis Kitap
- acı, hırs, öfke v.s.'nin zararını çektirmek
- "Şimdilik bana karşı çok efendice davranıyor, beni rahat bırakıyor ama yarın ve daha sonra bu sabrının acısını benden çıkarmak istemeyecek mi?" - Muazzez Tahsin Berkand
- Sağlamak, elde etmek.
- Hem zam geldiği için, hem de kış fena bastırdığı için pek yolcu olmuyormuş, otobüslerin çoğu benzin parasını bile zar zor çıkarıyormuş.— Altay MARTI, 1996, “Palto”, Öküz, 26. sayı, s. 14
- Gibi göstermek, bir davranış yüklemek.
- "İçine kapanık, uysal, karşılaştığı sevindirici olayları başkalarının iyiliğiyle açıklayıp ters giden her işte kendini suçlu çıkaran bir insandı." - Necati Cumalı
- (fizyoloji) Kusmak
- "Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı." - İhsan Oktay Anar
- ilgisini keserek uzaklaştırmak
- Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak; soymak
- Kenarda çıkardığı şalvarını, iç donunun üstüne yarım yamalak giydi.— Meliha YILDIRIM, 2024, Remil, s. 47, Alakarga Sanat Yayınları
- (basın-yayın) yayımlamak
- 1937 yılında Ahmet Kutsi Tecer'e yazdığı bir mektupta, seneye bir şiir kitabı çıkaracağını, birçok şiirinin yanı sıra "Eşik"i de oraya almak istediğini, ancak daha çok çalışması gerektiğini, "sadece Eşik'te 80 mısra eksik" olduğunu anlatır.— Oğuz DEMİRALP, 2025, “Tanpınar'ın "Karanlıkta Gömülü" Kalan Şiiri”, Sözcükler, 117. sayı, s. 12
- Bir şeyi temizlemek.
- "Üstünde kahverengi bir sandık lekesi vardı. ‘Bu leke çıkar mı?’ diye sordum gömleği satan ihtiyar kadına." - Mina Urgan
- Ortaya koymak:
- "İşin aslı, bu hikâyenin çok daha ötesinde iyi bir iş çıkardım." - Adem Dönmez
- İkram etmek
- Misafirlere yemekten sonra çerez çıkardı.'
- Göstermek
- Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın. - Mehmed Şevket Esendal
- (müzik) bir müzik parça notalarıyla çalmak
- Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami… - Hâldun Taner
- boşaltmak
- Gözleri yandı, yandı, bir damla yaş çıkarmadı.— Sait Faik Abasıyanık, 1970, Bütün Eserleri 1 Semaver Sarnıç, s. 12, Bilgi Yayınevi
- (resim) Resim yapmak
- (fotoğrafçılık) fotoğraf çektirmek
- Bir şeyi açık etmek.
- "Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır." - Osman Cemal Kaygılı
- (aritmetik) üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, mahsup etmek, tarh etmek
- Büyük abdestini yapmak.
- "Hah, inşaata girdim, çakmağın ışığında çıktım merdivenleri, merdivenin birine bir köpek affedersin boyu kadar çıkarmış, başta görememişiz, daldırmışız ayağı içine.— Özgür ÇIRAK, 2024, Biz de Yarın Güleriz, s. 50, İletişim Yayınları
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]açığa çıkarmak, âdet çıkarmak, arabasını düze çıkarmak, arada çıkarmak, asker çıkarmak, cebinden çıkarmak, gönülden çıkarmak, gözden çıkarmak istavroz çıkarmak, ortaya çıkarmak arabasını düze çıkarmak, gözden gönülden çıkarmak, günah çıkarmak, haç çıkarmak, hadise çıkarmak baklayı ağızdan çıkarmak, baklayı ağzından çıkarmak,
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çıkarmak" maddesi
Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.