hayvan
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]- Osmanlı Türkçesi حيوان sözcüğünden devralındı. O da Arapça حَيَوَان (ḥayawān, “1. yaşama, canlı olma, 2. her çeşit canlı varlık, canavar”) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça حَيَّ (ḥayya, “yaşadı, canlı idi”) fiilinin faˁalān vezninde masdarıdır.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]hayvan (belirtme hâli hayvanı, çoğulu hayvanlar)

- (hayvan bilimi) Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.
- (hakaret yollu ) Kızılan bir kimseye söylenen hakaret sözü.
- "Galip’in sabrı taştı: Ulan hayvan, dedi, sana toz ol diyorum, kafan almıyor mu?" - Attilâ İlhan
- At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.
- "Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu." - Ömer Seyfettin
Çekimleme
[düzenle]Ön ad
[düzenle]hayvan (karşılaştırma daha hayvan, üstünlük en hayvan)
- (mecaz, kişilik) Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat kişi.
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]hayvan bilimi, hayvan damı, hayvan kömürü, hayvanoğluhayvan, hayvansever, hayvan yemi, evcil hayvan, uzun hayvan, terliksi hayvan, vahşi hayvan, yabani hayvan, yırtıcı hayvan, av hayvanı, besi hayvanı, deneme hayvanı, koşum hayvanı, kürk hayvanı, yük hayvanı, bitkimsi hayvanlar, soğukkanlı hayvanlar, kümes hayvanları