asmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

asmak -ar

[1] bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak
Lambayı tam pencerenin karşısına astı. - S. F. Abasıyanık
[2] üzerine takınmak, kuşanmak
[3] (hukuk) bir kimseyi boğazından ip geçirip sarkıtarak öldürmek, idam etmek
[4] gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek
Ben inek için oymalarımı bıraktım, dikiş makinesini tamir etmedim, mektebi astım. - N. Hikmet
[5] görevi olan bir işi özürsüz yapmamak

Deyimler[düzenle]

Sındırgı'yı sıyartmak, garaja kandil asmak

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "asmak"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] asmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] asmak