çekme

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: /t͡ʃecˈme/, çoğulu IPA: /t͡ʃecmeˈleɾ/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: çek·me

[düzenle]

çekme (belirtme hâli çekmeyi, çoğulu çekmeler) -si

  1. çekmek işi
    Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı. - C. Uçuk
  2. (mobilya) masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece
    Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü. - H. Taner
  3. yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak
  4. (müzik) parmak veya mızrapla çalınan çalgı
  5. ağaç yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi
  6. yaparken giyilen bir şalvar türü
  7. (spor) vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması

Deyimler[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]


Ön ad[düzenle]

çekme (karşılaştırma daha çekme, üstünlük en çekme)

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
çekme daha çekme en çekme
  1. çekilerek giyilen veya kullanılan
    Erkekleri, yandan lastikli çekme potinden başkasını bilmiyorlardı. - Refik Halit Karay
  2. düzgün biçimli
    Çekme burun.

Söyleniş[düzenle]

IPA: t͡ʃecˈme

Heceleme[düzenle]

Heceleme: çek·me

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Eylem[düzenle]

çekme

  1. çekmek eyleminin üçüncü tekil şahıs emir kipinin olumsuz çekimi.

Söyleniş[düzenle]

IPA: /t͡ʃecˈme/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: çek·me

Karşıt anlamlılar[düzenle]

çek

Örnekler[düzenle]

  1. Saçlarımı çekmesene!