İçeriğe atla

çekme

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

çekme (belirtme hâli çekmeyi, çoğulu çekmeler)

  1. çekmek eyleminin mastarı
    • Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı. - C. Uçuk
  2. (mobilya) çekmece kelimesinin eş anlamlısı
    • Buna rağmen karşımda­ki masada canlı olduğundan şüphe ettirecek kadar hareketsiz oturan, tercüme yapan veya çekmesinin gözündeki «Almanca romanını» okuyan bu adamın sahiden mânâsız ve sıkıcı bir mahlûk olduğuna kanaat getirmiştim.
      — 1943, Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Remzi Kitabevi, s. 16
  3. (aletler, bahçıvanlık) Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
  4. (müzik aletleri) Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
  5. (bitki bilimi, ağaçlar) Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  6. (giyim) İş yaparken giyilen bir şalvar türü.
  7. (spor) Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.

Çekimleme

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

çekme

  1. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
    • "Erkekleri, yandan lastikli çekme potinden başkasını bilmiyorlardı." - Refik Halit Karay
  2. Düzgün biçimli.
    • Çekme burun.

Eylem

[düzenle]

çekme

  1. çekmek sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumsuz çekimi

Atasözleri

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

çekme demir, çekme halatı, çekme kapı, çekme kat, ad çekme, halat çekme, kemane çekme, sıcak çekme

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]