sürmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

sürmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sürer) -er

  1. yönetip yürütmek, sevk etmek
  2. devam etmek
    Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. - Anayasa
  3. önüne katıp götürmek
    Koyunları sürmek.
  4. uzatmak, ileri doğru itmek
    Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. - M. Ş. Esendal
  5. dokundurmak, değdirmek
    Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. - H. C. Yalçın
  6. oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek
    Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler. - Y. Z. Ortaç
  7. bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
    Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. - R. H. Karay
  8. (ticaret) bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
    Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. - H. R. Gürpınar
  9. yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak
  10. herhangi bir durum içinde bulunmak
    Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu. - Y. Z. Ortaç
  11. pulluk veya sabanla toprağı işlemek
    Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi. - Ö. Seyfettin
  12. olmaya devam etmek
    Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum. - A. Gündüz
  13. zaman geçmek
    Çok sürmez, her şey düzelir.
  14. zaman almak
    Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü. - A. Haşim
  15. (bitki bilimi) bitki, ot yetişip [[orta|ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek
    Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı. - R. H. Karay
  16. olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

  1. bulinmiyor

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

sürmek

  1. götürmek, kımıldatmak, hareket ettirmek, yürütmek
  2. sürmek

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.