kurmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

kurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kurar) -ar

  1. bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek
    Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - F. R. Atay
  2. hazırlamak
    Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! - R. H. Karay
  3. yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek
    Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. - H. Taner
  4. gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
    Turşu kurmak.
  5. etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek
    Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? - O. S. Orhon
  6. yapmak, inşa etmek
    Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. - N. Ataç
  7. yapmak, oluşturmak
  8. (ticaret) ortaklık sağlamak
  9. belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
    Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. - T. Buğra
  10. bir araya getirmek, toplamak
    Divan kurmak.
  11. düşünmek
    Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. - S. F. Abasıyanık
  12. aklına koymak
    O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.
  13. zihinde büyütmek
    Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. - H. E. Adıvar
  14. sağlamak, oluşturmak
    Dostluk kurmak. İlişki kurmak.
  15. bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
  16. (bilişim) kullanılabilir duruma getirmek

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

  1. kurmak
  2. germek
  3. toplamak
  4. himaye etmek