kurmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

Zaman Kişi Çekimli eylem
Olumlu Olumsuz
Belirli geçmiş ben kurdum kurmadım
sen kurdun kurmadın
o kurdu kurmadı
biz kurduk kurmadık
siz kurdunuz kurmadınız
onlar kurdu kurmadı
kurdular kurmadılar
Belirsiz geçmiş ben kurmuşum kurmamışım
sen kurmuşsun kurmamışsın
o kurmuş kurmamış
biz kurmuşuz kurmamışız
siz kurmuşsunuz kurmamışsınız
onlar kurmuş kurmamış
kurmuşlar kurmamışlar
Geniş zaman ben kurarım kurmam
sen kurarsın kurmazsın
o kurar kurmaz
biz kurarız kurmayız
siz kurarsınız kurmazsınız
onlar kurar kurmaz
kurarlar kurmazlar
Şimdiki zaman ben kuruyorum kurmuyorum
sen kuruyorsun kurmuyorsun
o kuruyor kurmuyor
biz kuruyoruz kurmuyoruz
siz kuruyorsunuz kurmuyorsunuz
onlar kuruyor kurmuyor
kuruyorlar kurmuyorlar
Gelecek zaman ben kuracağım kurmayacağım
sen kuracaksın kurmayacaksın
o kuracak kurmayacak
biz kuracağız kurmayacağız
siz kuracaksınız kurmayacaksınız
onlar kuracak kurmayacak
kuracaklar kurmayacaklar

kurmak -ar

Anlamlar

[1] bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek
Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - F. R. Atay
[2] hazırlamak
Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! - R. H. Karay
[3] yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek
Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. - H. Taner
[4] gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
Turşu kurmak.
[5] etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek
Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? - O. S. Orhon
[6] yapmak, inşa etmek
Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. - N. Ataç
[7] yapmak, oluşturmak
[8] (ticaret) ortaklık sağlamak
[9] belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. - T. Buğra
[10] bir araya getirmek, toplamak
Divan kurmak.
[11] düşünmek
Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. - S. F. Abasıyanık
[12] aklına koymak
O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.
[13] zihinde büyütmek
Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. - H. E. Adıvar
[14] sağlamak, oluşturmak
Dostluk kurmak. İlişki kurmak.
[15] bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
[16] (bilişim) kullanılabilir duruma getirmek

Deyimler

göğe merdiven kurmak
turşusunu kurmak

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler



Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] kurmak
[2] germek
[3] toplamak
[4] himaye etmek