olmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: almak, ilmik, ölmek

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

olmak -ur

[1] meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
[2] gerçekleşmek veya yapılmak
[3] bir görev, makam, şan veya vasıf kazanmak
[4] bir şeyi elde etmek, edinmek
[5] bir durumdan başka bir duruma geçmek
[6] herhangi bir durumda bulunmak
[7] uygun düşmek, yerinde görülmek
[8] yetişmek, olgunlaşmak
[9] hazırlanmak, hazır duruma gelmek
[10] bulunmak
[11] geçmek, tamamlanmak
[12] sürdürmek, yürütmek
[13] bir kuruluşla, örgütle alakalı bulunmak, mensup olmak
[14] yaklaşmak, gelip çatmak
[15] bir şey, birinin mülkiyetine geçmek
[16] ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz
[17] sarhoş olmak
[18] uymak, tam gelmek
[19] yitirmek, elinden kaçırmak
[20] bir yerde doğmuş, yaşamış olmak
[21] bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek
[22] yol açmak
[23] bir isim veya sıfatın belirttiği durumu almak

Söyleniş

/olˈmac/

Yazılışlar

اولمق

Heceleme

ol·mak

Karşıt anlamlılar

[*] olmamak

Çeviriler

Türk lehçeleri

Alt kavramlar

[*] altüst olmak, and olmak, arka olmak, askı olmak, askıntı olmak, can olmak, com olmak, ders olmak, destek olmak, eh olmak, et olmak, ev olmak,farş olmak, güzel olmak, has olmak, hasıl olmak, il olmak, iş olmak, kimsesi olmak, parası olmak, sağlıklı olmak, yardımcı olmak

Örnekler

[1] En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. - S. F. Abasıyanık
[3] Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. - T. Buğra
[4] Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. - S. F. Abasıyanık
[7] Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur.
[8] Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı.
[9] Çay oldu.
[10] Kız da hemen olduğu yere oturdu. - M. Ş. Esendal
[11] İki yıl oldu. Nerede ise üç yıl olacak.
[12] İlişkilerimiz dostça olsun istiyorum.
[13] Partili olmak.
[14] Akşam oldu böyle oldu. Sabah oldu.
[15] Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun! - S. M. Alus
[16] Annesi oluyor. Yeğeni olur.
[17] Sen adamakıllı olmuşsun.
[18] Bu şapka başıma oluyor.
[19] Tembelliği yüzünden işinden oldu.
[20] Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir?
[21] Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı.
[22] Bu davranışın ona çok zararı oldu.
[23] Su, buz oldu.
[24] Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olacak.
[25] Tifo olmak. Verem olmak.

Deyimler

Türetilmiş kavramlar

[*] olabilmek, oldurmak, olunmak

Köken

Türkçe: ol + -mak

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "olmak"

Yardımcı eylem[düzenle]

[1] sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme v.s. bildiren fiilleri meydana getirir
[2] hastalığa yakalanmak, tutulmak