bağlamak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

bağlamak -r

[1] bir şeyi yere veya şeye tutturmak
Gemiyi iskeleye bağlamak.
[2] düğümlemek
İpi ipe bağlamak.
[3] yaraya ilaç koyup bezle sarmak
Yarayı bağlamak.
[4] denk yapmak, paket yapmak
Yatakları bağlamak.
Eşyayı bağlamak.
[5] anlaşma yapmak
İşleri bugün sözleşmeye bağladı.
[6] uyulması zorunlu olmak
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. - Anayasa
[7] eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek
[8] başka bir işle uğraşamaz durumda olmak
Bu iş beni bağladı.
[9] sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak
[10] geçişi engellemek
Bütün yolları bağlamışlar.
[11] birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek
[12] büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek
[13] gönlünü kazanmak
Bu davranışınız beni size bağladı.
[14] birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak
[15] bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak
Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba? - R. N. Güntekin

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe:

Deyimler[düzenle]

bel bağlamak
garaz bağlamak
göbek bağlamak
gönül bağlamak
gözünü bağlamak
işi sağlam kazığa bağlamak
örümcek bağlamak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]