bağlamak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

bağlamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bağlar) -r

  1. bir şeyi yere veya şeye tutturmak
    Gemiyi iskeleye bağlamak.
  2. düğümlemek
    İpi ipe bağlamak.
  3. yaraya ilaç koyup bezle sarmak
    Yarayı bağlamak.
  4. denk yapmak, paket yapmak
    Yatakları bağlamak.
    Eşyayı bağlamak.
  5. anlaşma yapmak
    İşleri bugün sözleşmeye bağladı.
  6. uyulması zorunlu olmak
    Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. - Anayasa
  7. eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek
  8. başka bir işle uğraşamaz durumda olmak
    Bu iş beni bağladı.
  9. sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak
  10. geçişi engellemek
    Bütün yolları bağlamışlar.
  11. birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek
  12. büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek
  13. gönlünü kazanmak
    Bu davranışınız beni size bağladı.
  14. birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak
  15. bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak
    Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba? - R. N. Güntekin

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]