İçeriğe atla

dayanmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /da.janˈmak/
  • Heceleme: da‧yan‧mak

Eylem

[düzenle]

dayanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dayanır)

Kadın, yanındaki nesneye dayanmış (1)
  1. bir yere yaslanmak, kendini dayamak
    • Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor. - M. Ş. Esendal
  2. bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak
    • Karşılıklı bilmece sormaya dayanan seyirlik oyunlar da vardır. - M. And
  3. (mecaz) zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek
    • Bu gemi fırtınaya iyi dayanır.
  4. (mecaz) varmak, ulaşmak
    • Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor. - Y. Z. Ortaç
  5. (mecaz) bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak
    • İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar. - Halikarnas Balıkçısı
  6. (mecaz) bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak
    • Bu proje sonunda bize dayanacak.
  7. (mecaz) birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek
    • Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız? - F. R. Atay
  8. (mecaz) uzun süre kullanılmaya uygun olmak
    • Bu kumaş çok dayandı.
  9. (mecaz) tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek
    • Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler. - N. Cumalı
  10. yetişmek, yeter olmak
  11. (mecaz) güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek
    • Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü. - İ. O. Anar


Çekimleme

[düzenle]
dayanmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit dayandım dayandın dayandı dayandık dayandınız dayandılar
hikâye dayandıydım dayandıydın dayandıydı dayandıydık dayandıydınız dayandıydılar
rivayet — — — — — —
şart dayandıysam dayandıysan dayandıysa dayandıysak dayandıysanız dayandıysalar
dayandılarsa
belirsiz geçmiş basit dayanmışım dayanmışsın dayanmış dayanmışız dayanmışsınız dayanmışlar
hikâye dayanmıştım dayanmıştın dayanmıştı dayanmıştık dayanmıştınız dayanmıştılar
rivayet dayanmışmışım dayanmışmışsın dayanmışmış dayanmışmışız dayanmışmışsınız dayanmışmışlar
şart dayanmışsam dayanmışsan dayanmışsa dayanmışsak dayanmışsanız dayanmışsalar
dayanmışlarsa
geniş basit dayanırım dayanırsın dayanır dayanırız dayanırsınız dayanırlar
hikâye dayanırdım dayanırdın dayanırdı dayanırdık dayanırdınız dayanırdılar
rivayet dayanırmışım dayanırmışsın dayanırmış dayanırmışız dayanırmışsınız dayanırmışlar
şart dayanırsam dayanırsan dayanırsa dayanırsak dayanırsanız dayanırsalar
dayanırlarsa
şimdiki basit dayanıyorum dayanıyorsun dayanıyor dayanıyoruz dayanıyorsunuz dayanıyorlar
hikâye dayanıyordum dayanıyordun dayanıyordu dayanıyorduk dayanıyordunuz dayanıyordular
rivayet dayanıyormuşum dayanıyormuşsun dayanıyormuş dayanıyormuşuz dayanıyormuşsunuz dayanıyormuşlar
şart dayanıyorsam dayanıyorsan dayanıyorsa dayanıyorsak dayanıyorsanız dayanıyorsalar
dayanıyorlarsa
gelecek basit dayanacağım dayanacaksın dayanacak dayanacağız dayanacaksınız dayanacaklar
hikâye dayanacaktım dayanacaktın dayanacaktı dayanacaktık dayanacaktınız dayanacaktılar
rivayet dayanacakmışım dayanacakmışsın dayanacakmış dayanacakmışız dayanacakmışsınız dayanacakmışlar
şart dayanacaksam dayanacaksan dayanacaksa dayanacaksak dayanacaksanız dayanacaksalar
dayanacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit dayanayım dayanasın dayana dayanalım dayanasınız dayanalar
hikâye dayanaydım dayanaydın dayanaydı dayanaydık dayanaydınız dayanaydılar
rivayet dayanaymışım dayanaymışsın dayanaymış dayanaymışız dayanaymışsınız dayanaymışlar
şart — — — — — —
şart basit dayansam dayansan dayansa dayansak dayansanız dayansalar
hikâye dayansaydım dayansaydın dayansaydı dayansaydık dayansaydınız dayansaydılar
rivayet dayansaymışım dayansaymışsın dayansaymış dayansaymışız dayansaymışsınız dayansaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit dayanmalıyım dayanmalısın dayanmalı dayanmalıyız dayanmalısınız dayanmalılar
hikâye dayanmalıydım dayanmalıydın dayanmalıydı dayanmalıydık dayanmalıydınız dayanmalıydılar
rivayet dayanmalıymışım dayanmalıymışsın dayanmalıymış dayanmalıymışız dayanmalıymışsınız dayanmalıymışlar
şart dayanmalıysam dayanmalıysan dayanmalıysa dayanmalıysak dayanmalıysanız dayanmalıysalar
dayanmalılarsa
emir basit — dayan dayansın — dayanın
dayanınız
dayansınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit dayanmadım dayanmadın dayanmadı dayanmadık dayanmadınız dayanmadılar
hikâye dayanmadıydım dayanmadıydın dayanmadıydı dayanmadıydık dayanmadıydınız dayanmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart dayanmadıysam dayanmadıysan dayanmadıysa dayanmadıysak dayanmadıysanız dayanmadıysalar
dayanmadılarsa
belirsiz geçmiş basit dayanmamışım dayanmamışsın dayanmamış dayanmamışız dayanmamışsınız dayanmamışlar
hikâye dayanmamıştım dayanmamıştın dayanmamıştı dayanmamıştık dayanmamıştınız dayanmamıştılar
rivayet dayanmamışmışım dayanmamışmışsın dayanmamışmış dayanmamışmışız dayanmamışmışsınız dayanmamışmışlar
şart dayanmamışsam dayanmamışsan dayanmamışsa dayanmamışsak dayanmamışsanız dayanmamışsalar
dayanmamışlarsa
geniş basit dayanmam dayanmazsın dayanmaz dayanmayız dayanmazsınız dayanmazlar
hikâye dayanmazdım dayanmazdın dayanmazdı dayanmazdık dayanmazdınız dayanmazdılar
rivayet dayanmazmışım dayanmazmışsın dayanmazmış dayanmazmışız dayanmazmışsınız dayanmazmışlar
şart dayanmazsam dayanmazsan dayanmazsa dayanmazsak dayanmazsanız dayanmazsalar
dayanmazlarsa
şimdiki basit dayanmıyorum dayanmıyorsun dayanmıyor dayanmıyoruz dayanmıyorsunuz dayanmıyorlar
hikâye dayanmıyordum dayanmıyordun dayanmıyordu dayanmıyorduk dayanmıyordunuz dayanmıyordular
rivayet dayanmıyormuşum dayanmıyormuşsun dayanmıyormuş dayanmıyormuşuz dayanmıyormuşsunuz dayanmıyormuşlar
şart dayanmıyorsam dayanmıyorsan dayanmıyorsa dayanmıyorsak dayanmıyorsanız dayanmıyorsalar
dayanmıyorlarsa
gelecek basit dayanmayacağım dayanmayacaksın dayanmayacak dayanmayacağız dayanmayacaksınız dayanmayacaklar
hikâye dayanmayacaktım dayanmayacaktın dayanmayacaktı dayanmayacaktık dayanmayacaktınız dayanmayacaktılar
rivayet dayanmayacakmışım dayanmayacakmışsın dayanmayacakmış dayanmayacakmışız dayanmayacakmışsınız dayanmayacakmışlar
şart dayanmayacaksam dayanmayacaksan dayanmayacaksa dayanmayacaksak dayanmayacaksanız dayanmayacaksalar
dayanmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit dayanmayayım dayanmayasın dayanmaya dayanmayalım dayanmayasınız dayanmayalar
hikâye dayanmayaydım dayanmayaydın dayanmayaydı dayanmayaydık dayanmayaydınız dayanmayaydılar
rivayet dayanmayaymışım dayanmayaymışsın dayanmayaymış dayanmayaymışız dayanmayaymışsınız dayanmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit dayanmasam dayanmasan dayanmasa dayanmasak dayanmasanız dayanmasalar
hikâye dayanmasaydım dayanmasaydın dayanmasaydı dayanmasaydık dayanmasaydınız dayanmasaydılar
rivayet dayanmasaymışım dayanmasaymışsın dayanmasaymış dayanmasaymışız dayanmasaymışsınız dayanmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit dayanmamalıyım dayanmamalısın dayanmamalı dayanmamalıyız dayanmamalısınız dayanmamalılar
hikâye dayanmamalıydım dayanmamalıydın dayanmamalıydı dayanmamalıydık dayanmamalıydınız dayanmamalıydılar
rivayet dayanmamalıymışım dayanmamalıymışsın dayanmamalıymış dayanmamalıymışız dayanmamalıymışsınız dayanmamalıymışlar
şart dayanmamalıysam dayanmamalıysan dayanmamalıysa dayanmamalıysak dayanmamalıysanız dayanmamalıysalar
dayanmamalılarsa
emir basit — dayanma dayanmasın — dayanmayın
dayanmayınız
dayanmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

yumurta kapıya dayanmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]