koymak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

koymak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koyar) -ar

  1. bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
    Öteki elini doktorun omzuna koydu. - Sait Faik Abasıyanık
  2. bir kimseyi işe yerleştirmek, birine sağlamak
    Bu işe kimi koyacağız?
  3. bırakmak
    İçeri kimseyi koymuyorlar.
  4. katmak, eklemek
    Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir. - Salâh Birsel
  5. imza, tarih, adres yazmak
  6. uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
    Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor. - Ruşen Eşref Ünaydın
  7. bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
    Giderlerini iki ay içinde yerine koydu. - Necati Cumalı
  8. bırakmak, terk etmek

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. koymak
  2. koyuvermek
  3. bırakmak
  4. dökmek
  5. çalkamak