İçeriğe atla

sıkıştırmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /sɯ.kɯʃ.tɯɾˈmak/
  • Heceleme: sı‧kış‧tır‧mak

Eylem

[düzenle]

sıkıştırmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sıkıştırır)

  1. Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak.
    • eş anlamlısı: tıkmak
    • Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti. - N. Cumalı
  2. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak.
  3. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek.
  4. İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar. - R. N. Güntekin.
  5. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak.
    • Masanın altından bacağımı sıkıştırmadığı kaldı, bir tek.
      — 2004, Pınar KÜR, Küçük Oyuncu, Everest Yayınları, s. 177
  6. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek.
    • eş anlamlısı: tutuşturmak
    • Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar. - R. H. Karay
  7. Kaçmayacak biçimde çembere almak.
    • eş anlamlısı: kıstırmak
    • Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş. - M. Ş. Esendal
  8. zorlamak kelimesinin eş anlamlısı.
    • Bahçıvanı sıkıştırınca sabah buranın anahtarını aldığını öğrendim ve...
      — 2020, Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, İletişim Yayınları, s. 186
  9. Sarkıntılık etmek.

Çekimleme

[düzenle]
sıkıştırmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit sıkıştırdım sıkıştırdın sıkıştırdı sıkıştırdık sıkıştırdınız sıkıştırdılar
hikâye sıkıştırdıydım sıkıştırdıydın sıkıştırdıydı sıkıştırdıydık sıkıştırdıydınız sıkıştırdıydılar
rivayet — — — — — —
şart sıkıştırdıysam sıkıştırdıysan sıkıştırdıysa sıkıştırdıysak sıkıştırdıysanız sıkıştırdıysalar
sıkıştırdılarsa
belirsiz geçmiş basit sıkıştırmışım sıkıştırmışsın sıkıştırmış sıkıştırmışız sıkıştırmışsınız sıkıştırmışlar
hikâye sıkıştırmıştım sıkıştırmıştın sıkıştırmıştı sıkıştırmıştık sıkıştırmıştınız sıkıştırmıştılar
rivayet sıkıştırmışmışım sıkıştırmışmışsın sıkıştırmışmış sıkıştırmışmışız sıkıştırmışmışsınız sıkıştırmışmışlar
şart sıkıştırmışsam sıkıştırmışsan sıkıştırmışsa sıkıştırmışsak sıkıştırmışsanız sıkıştırmışsalar
sıkıştırmışlarsa
geniş basit sıkıştırırım sıkıştırırsın sıkıştırır sıkıştırırız sıkıştırırsınız sıkıştırırlar
hikâye sıkıştırırdım sıkıştırırdın sıkıştırırdı sıkıştırırdık sıkıştırırdınız sıkıştırırdılar
rivayet sıkıştırırmışım sıkıştırırmışsın sıkıştırırmış sıkıştırırmışız sıkıştırırmışsınız sıkıştırırmışlar
şart sıkıştırırsam sıkıştırırsan sıkıştırırsa sıkıştırırsak sıkıştırırsanız sıkıştırırsalar
sıkıştırırlarsa
şimdiki basit sıkıştırıyorum sıkıştırıyorsun sıkıştırıyor sıkıştırıyoruz sıkıştırıyorsunuz sıkıştırıyorlar
hikâye sıkıştırıyordum sıkıştırıyordun sıkıştırıyordu sıkıştırıyorduk sıkıştırıyordunuz sıkıştırıyordular
rivayet sıkıştırıyormuşum sıkıştırıyormuşsun sıkıştırıyormuş sıkıştırıyormuşuz sıkıştırıyormuşsunuz sıkıştırıyormuşlar
şart sıkıştırıyorsam sıkıştırıyorsan sıkıştırıyorsa sıkıştırıyorsak sıkıştırıyorsanız sıkıştırıyorsalar
sıkıştırıyorlarsa
gelecek basit sıkıştıracağım sıkıştıracaksın sıkıştıracak sıkıştıracağız sıkıştıracaksınız sıkıştıracaklar
hikâye sıkıştıracaktım sıkıştıracaktın sıkıştıracaktı sıkıştıracaktık sıkıştıracaktınız sıkıştıracaktılar
rivayet sıkıştıracakmışım sıkıştıracakmışsın sıkıştıracakmış sıkıştıracakmışız sıkıştıracakmışsınız sıkıştıracakmışlar
şart sıkıştıracaksam sıkıştıracaksan sıkıştıracaksa sıkıştıracaksak sıkıştıracaksanız sıkıştıracaksalar
sıkıştıracaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit sıkıştırayım sıkıştırasın sıkıştıra sıkıştıralım sıkıştırasınız sıkıştıralar
hikâye sıkıştıraydım sıkıştıraydın sıkıştıraydı sıkıştıraydık sıkıştıraydınız sıkıştıraydılar
rivayet sıkıştıraymışım sıkıştıraymışsın sıkıştıraymış sıkıştıraymışız sıkıştıraymışsınız sıkıştıraymışlar
şart — — — — — —
şart basit sıkıştırsam sıkıştırsan sıkıştırsa sıkıştırsak sıkıştırsanız sıkıştırsalar
hikâye sıkıştırsaydım sıkıştırsaydın sıkıştırsaydı sıkıştırsaydık sıkıştırsaydınız sıkıştırsaydılar
rivayet sıkıştırsaymışım sıkıştırsaymışsın sıkıştırsaymış sıkıştırsaymışız sıkıştırsaymışsınız sıkıştırsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit sıkıştırmalıyım sıkıştırmalısın sıkıştırmalı sıkıştırmalıyız sıkıştırmalısınız sıkıştırmalılar
hikâye sıkıştırmalıydım sıkıştırmalıydın sıkıştırmalıydı sıkıştırmalıydık sıkıştırmalıydınız sıkıştırmalıydılar
rivayet sıkıştırmalıymışım sıkıştırmalıymışsın sıkıştırmalıymış sıkıştırmalıymışız sıkıştırmalıymışsınız sıkıştırmalıymışlar
şart sıkıştırmalıysam sıkıştırmalıysan sıkıştırmalıysa sıkıştırmalıysak sıkıştırmalıysanız sıkıştırmalıysalar
sıkıştırmalılarsa
emir basit — sıkıştır sıkıştırsın — sıkıştırın
sıkıştırınız
sıkıştırsınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit sıkıştırmadım sıkıştırmadın sıkıştırmadı sıkıştırmadık sıkıştırmadınız sıkıştırmadılar
hikâye sıkıştırmadıydım sıkıştırmadıydın sıkıştırmadıydı sıkıştırmadıydık sıkıştırmadıydınız sıkıştırmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart sıkıştırmadıysam sıkıştırmadıysan sıkıştırmadıysa sıkıştırmadıysak sıkıştırmadıysanız sıkıştırmadıysalar
sıkıştırmadılarsa
belirsiz geçmiş basit sıkıştırmamışım sıkıştırmamışsın sıkıştırmamış sıkıştırmamışız sıkıştırmamışsınız sıkıştırmamışlar
hikâye sıkıştırmamıştım sıkıştırmamıştın sıkıştırmamıştı sıkıştırmamıştık sıkıştırmamıştınız sıkıştırmamıştılar
rivayet sıkıştırmamışmışım sıkıştırmamışmışsın sıkıştırmamışmış sıkıştırmamışmışız sıkıştırmamışmışsınız sıkıştırmamışmışlar
şart sıkıştırmamışsam sıkıştırmamışsan sıkıştırmamışsa sıkıştırmamışsak sıkıştırmamışsanız sıkıştırmamışsalar
sıkıştırmamışlarsa
geniş basit sıkıştırmam sıkıştırmazsın sıkıştırmaz sıkıştırmayız sıkıştırmazsınız sıkıştırmazlar
hikâye sıkıştırmazdım sıkıştırmazdın sıkıştırmazdı sıkıştırmazdık sıkıştırmazdınız sıkıştırmazdılar
rivayet sıkıştırmazmışım sıkıştırmazmışsın sıkıştırmazmış sıkıştırmazmışız sıkıştırmazmışsınız sıkıştırmazmışlar
şart sıkıştırmazsam sıkıştırmazsan sıkıştırmazsa sıkıştırmazsak sıkıştırmazsanız sıkıştırmazsalar
sıkıştırmazlarsa
şimdiki basit sıkıştırmıyorum sıkıştırmıyorsun sıkıştırmıyor sıkıştırmıyoruz sıkıştırmıyorsunuz sıkıştırmıyorlar
hikâye sıkıştırmıyordum sıkıştırmıyordun sıkıştırmıyordu sıkıştırmıyorduk sıkıştırmıyordunuz sıkıştırmıyordular
rivayet sıkıştırmıyormuşum sıkıştırmıyormuşsun sıkıştırmıyormuş sıkıştırmıyormuşuz sıkıştırmıyormuşsunuz sıkıştırmıyormuşlar
şart sıkıştırmıyorsam sıkıştırmıyorsan sıkıştırmıyorsa sıkıştırmıyorsak sıkıştırmıyorsanız sıkıştırmıyorsalar
sıkıştırmıyorlarsa
gelecek basit sıkıştırmayacağım sıkıştırmayacaksın sıkıştırmayacak sıkıştırmayacağız sıkıştırmayacaksınız sıkıştırmayacaklar
hikâye sıkıştırmayacaktım sıkıştırmayacaktın sıkıştırmayacaktı sıkıştırmayacaktık sıkıştırmayacaktınız sıkıştırmayacaktılar
rivayet sıkıştırmayacakmışım sıkıştırmayacakmışsın sıkıştırmayacakmış sıkıştırmayacakmışız sıkıştırmayacakmışsınız sıkıştırmayacakmışlar
şart sıkıştırmayacaksam sıkıştırmayacaksan sıkıştırmayacaksa sıkıştırmayacaksak sıkıştırmayacaksanız sıkıştırmayacaksalar
sıkıştırmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit sıkıştırmayayım sıkıştırmayasın sıkıştırmaya sıkıştırmayalım sıkıştırmayasınız sıkıştırmayalar
hikâye sıkıştırmayaydım sıkıştırmayaydın sıkıştırmayaydı sıkıştırmayaydık sıkıştırmayaydınız sıkıştırmayaydılar
rivayet sıkıştırmayaymışım sıkıştırmayaymışsın sıkıştırmayaymış sıkıştırmayaymışız sıkıştırmayaymışsınız sıkıştırmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit sıkıştırmasam sıkıştırmasan sıkıştırmasa sıkıştırmasak sıkıştırmasanız sıkıştırmasalar
hikâye sıkıştırmasaydım sıkıştırmasaydın sıkıştırmasaydı sıkıştırmasaydık sıkıştırmasaydınız sıkıştırmasaydılar
rivayet sıkıştırmasaymışım sıkıştırmasaymışsın sıkıştırmasaymış sıkıştırmasaymışız sıkıştırmasaymışsınız sıkıştırmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit sıkıştırmamalıyım sıkıştırmamalısın sıkıştırmamalı sıkıştırmamalıyız sıkıştırmamalısınız sıkıştırmamalılar
hikâye sıkıştırmamalıydım sıkıştırmamalıydın sıkıştırmamalıydı sıkıştırmamalıydık sıkıştırmamalıydınız sıkıştırmamalıydılar
rivayet sıkıştırmamalıymışım sıkıştırmamalıymışsın sıkıştırmamalıymış sıkıştırmamalıymışız sıkıştırmamalıymışsınız sıkıştırmamalıymışlar
şart sıkıştırmamalıysam sıkıştırmamalıysan sıkıştırmamalıysa sıkıştırmamalıysak sıkıştırmamalıysanız sıkıştırmamalıysalar
sıkıştırmamalılarsa
emir basit — sıkıştırma sıkıştırmasın — sıkıştırmayın
sıkıştırmayınız
sıkıştırmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Kaynakça

[düzenle]

TDK Türkçe Sözlük'te: "sıkıştırmak".
TDK Özel Sözlük'te: sıkıştırmak"

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler