için
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: i‧çin
Yazılışlar
[düzenle]Edat
[düzenle]- Amacıyla, maksadıyla.
- "Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı." - Sait Faik Abasıyanık
- Neden ve sonuç belirten bir söz.
- "Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi." - Reşat Nuri Güntekin
- den dolayı, -den ötürü.
- "Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- -e özgü, -e ayrılmış.
- Sizin için bir kitap getirdim.
- e göre.
- "Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat." - Burhan Felek
- hakkında.
- "Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var." - Bedri Rahmi Eyüboğlu
- Göz önünde tutulursa, birinin adına.
- Senin için çok sevindim.
- Karşılığında, karşılık olarak.
- Bu eşyalar için kaç lira ödediniz?
- Uğruna, yoluna.
- "Neler yapmadık şu vatan için." - Orhan Veli Kanık
- Zaman bildiren kelimelerden sonra süre belirten bir söz:
- "Açık söyleyeyim, size birkaç gün için sığındım." - Aka Gündüz
- Ant deyimleri yapan bir söz.
- Namusum hakkı için. Çocukların başı için.
Deyimler
[düzenle]Allah hakkı için, bir pire için yorgan yakmak, dört göz bir evlat için, için için, için için ağlamak, pire için yorgan yakmak, üzüm yemek değil bekçi dövmek
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "için" maddesi
Çağatayca
[düzenle]Ad
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Edat
[düzenle]için
- için
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki