almak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

zaman kişi çekimli eylem
Belirli geçmiş ben aaldım
Belirsiz geçmiş ben aalmışım
Geniş zaman ben aalarım
sen aalarsın
o aalar
Şimdiki zaman ben aalıyorum
Gelecek zaman ben aalacağım

almak -ır

Ico libri.png Anlamlar

[1] bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. - N. Cumalı
[2] (ticaret) satın almak
[3] ele geçirmek, fethetmek
Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. - Ö. Seyfettin
[4] bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak
Çocuğu okuldan aldı.
[5] birlikte götürmek
[6] içine sığmak
Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır.
[7] kabul etmek
[8] kendine ulaştırılmak, iletilmek
Mektup almak. Haber almak.
[9] içeri sızmak, içine çekmek
Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış.
[10] erkek, kadınla evlenmek
O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü. - M. Ş. Esendal
[11] sürükleyip götürmek
Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı.
[12] kazanmak, elde etmek
[13] zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak
Soğuk almak. Ceza almak.
[14] bürümek, kaplamak, sarmak
Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi.
[15] kısaltmak, eksiltmek
Ceketin boyundan almak.
[16] yolmak, koparmak
Kaş almak.
[17] temizlemek
Karyolanın altını süpürge ile al.
[18] içeri girmesini sağlamak
Sevdiği delikanlıyı gece evine almış. - N. Cumalı
[19] tat veya koku duymak
Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır.
[20] örtmek, koymak
Paltosunu sırtına aldı.
[21] yol gitmek, mesafe katetmek
O yolu bir saatte alırsınız.
[22] çalmak
Cebimden saatimi almışlar.
23 soldurmak
Güneş perdelerin rengini aldı.
[24] vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak
Dalağını aldılar.
[25] motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek
Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı. - H. Taner
[26] göreve, işe başlatmak
Yeni kapıcı aldı.
[27] görevden, işten çekmek
[28] başlamak
Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur. - Halk türküsü
[29] içecek veya sigara içmek
Tadına bakmak için bir yudum aldım.
[30] yutmak, kullanmak
İlaç almak.
[31] kazanç sağlamak
"Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar.
[32] gidermek, yok etmek
İçine biraz su koy, tuzunu alır.
[33] yer değiştirmek

Wikt rei-artur3.svg Söyleniş

/alˈmac/

Write.svg Yazılışlar

آلمق

Text-x-generic with pencil.svg Heceleme

al·mak

Merge-split-transwiki default 2.svg Karşıt anlamlılar

almamak

Books-aj.svg aj ashton 01f.svg Kaynaklar

  • Türk Dil Kurumu: "almak"

Nuvola Turkish flag.svg Türk Dilleri

Crystal Clear app internet.png Çeviriler


Fairytale down blue.png Alt kavramlar

[*] abdest almak, açıktan para almak, adim almak, akıl almak, alaya almak, askıya almak, canını almak, er almak, görüş almak, ışık almak, not almak, per almak, satın almak, öç almak

Crystal Clear app Community Help.png Atasözleri

[1] Komşu kızı almak, kalaylı kaptan su içmek gibidir

Crystal Clear app Login Manager.png Deyimler

avucunun içine almak
bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var
bir elle verdiğini öteki elle almak
boyunun ölçüsünü almak
söke söke almak

Nuvola apps bookcase.svg Köken

(Türkçe) alma + -k

Books-aj.svg aj ashton 01f.svg Kaynaklar

  • Türk Dil Kurumu: "almak"

Türkmence[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

Ico libri.png Anlamlar

[1] almak
[2] yol almak