almak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

Zaman Kişi Çekimli eylem
Olumlu Olumsuz
Belirli geçmiş ben aldım almadım
sen aldın almadın
o aldı almadı
biz aldık almadık
siz aldınız almadınız
onlar aldı almadı
aldılar almadılar
Belirsiz geçmiş ben almışım almamışım
sen almışsın almamışsın
o almış almamış
biz almışız almamışız
siz almışsınız almamışsınız
onlar almış almamış
almışlar almamışlar
Geniş zaman ben alırım almam
sen alırsın almazsın
o alır almaz
biz alırız almayız
siz alırsınız almazsınız
onlar alır almaz
alırlar almazlar
Şimdiki zaman ben alıyorum almıyorum
sen alıyorsun almıyorsun
o alıyor almıyor
biz alıyoruz almıyoruz
siz alıyorsunuz almıyorsunuz
onlar alıyor almıyor
alıyorlar almıyorlar
Gelecek zaman ben alacağım almayacağım
sen alacaksın almayacaksın
o alacak almayacak
biz alacağız almayacağız
siz alacaksınız almayacaksınız
onlar alacak almayacak
alacaklar almayacaklar

almak -ır

[1] bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
[2] (ticaret) satın almak
[3] ele geçirmek, fethetmek
[4] bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak
[5] birlikte götürmek
[6] içine sığmak
[7] kabul etmek
[8] kendine ulaştırılmak, iletilmek
[9] içeri sızmak, içine çekmek
[10] erkek, kadınla evlenmek
[11] sürükleyip götürmek
[12] kazanmak, elde etmek
[13] zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak
[14] bürümek, kaplamak, sarmak
[15] kısaltmak, eksiltmek
[16] yolmak, koparmak
[17] temizlemek
[18] içeri girmesini sağlamak
[19] tat veya koku duymak
[20] örtmek, koymak
[21] yol gitmek, mesafe katetmek
[22] çalmak
[23] soldurmak
[24] vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak
[25] motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek
[26] göreve, işe başlatmak
[27] görevden, işten çekmek
[28] başlamak
[29] içecek veya sigara içmek
[30] yutmak, kullanmak
[31] kazanç sağlamak
[32] gidermek, yok etmek
[33] yer değiştirmek

Söyleniş

/alˈmac/

Yazılışlar

آلمق

Heceleme

al·mak

Köken

(Türkçe) alma + -k

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "almak"

Deyimler

Türk lehçeleri

Çeviriler

Alt kavramlar

[*] abdest almak, açıktan para almak, adim almak, akıl almak, alaya almak, askıya almak, canını almak, er almak, görüş almak, ışık almak, not almak, per almak, satın almak, öç almak

Örnekler

[1] Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. - N. Cumalı
[2] Bana "O kumaşı topuyla aldım" dedi.
[3] Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. - Ö. Seyfettin
[4] Çocuğu okuldan aldı.
[5] Çocuklarını alıp gitti.
[6] Bu kavanoz iki kilo bal alır.
[6] Bu salon bin kişi alır.
[8] Mektubunu dün aldım.
[8] Ondan sonra ondan haber aldım'.
[9] Gemi su alıyor.
[9] Fotoğraf makinesi ışık almış', film yanmış.
[10] O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü. - M. Ş. Esendal
[11] Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı.
[12] O iş için çok para aldı.
[13] Soğuk almak burada işten bile değil.
[13] Ödevini getirmeyince hocadan ceza aldı.
[14] Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi.
[15] Ceketin boyundan aldı.
[16] Kaş almak.
[17] Karyolanın altını süpürge ile al.
[18] Sevdiği delikanlıyı gece evine almış. - N. Cumalı
[19] Sigaradan hiç tat alamaz oldum.
[19] Burnu iyi koku alır.
[20] Paltosunu sırtına aldı.
[21] O yolu bir saatte alırsınız.
[22] Cebimden saatimi almışlar.
23 Güneş perdelerin rengini aldı.
[24] Dalağını o gece acilen aldılar.
[25] Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı. - H. Taner
[26] Yeni kapıcı aldılar.
[27] Adamcağızı haksız yere işinden aldılar.
[28] Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur. - Halk türküsü
[29] Tadına bakmak için bir yudum aldım.
[30] Fazla ilaç almak zararlıdır.
[31] "Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar.
[32] İçine biraz su koy, tuzunu alır.

Karşıt anlamlılar

almamak

Atasözleri

[1] Komşu kızı almak, kalaylı kaptan su içmek gibidir

Kaynakça

[*] alabilmek, aldırmak, alınmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] almak
[2] yol almak