kaçmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • Heceleme: kaç·mak

Eylem[düzenle]

kaçmak -ar

  1. hızla koşup bir yere saklanmak
    Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın. - H. R. Gürpınar
  2. kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek
    Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. - R. E. Ünaydın
  3. kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak
    Alacaklıdan kaçmak bize yakışır mı hiç?!
  4. kaçınmak
    Ben zahmetten kaçmam.
  5. gaz, sıvı v.b. şeyler sızmak
    Kazandan istim kaçıyor.
  6. ipi kopmak
    Çorabım kaçtı.
  7. girmek
    Kulağına su kaçmış.
  8. bir yana doğru kaymak
    Odanın halısı biraz sağa kaçmış.
  9. görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak
    Belki sirayet eder diye korkacaklar ve kaçacaklar. - B. Felek
  10. hızlı koşmak
    Biletlerini memurun elinden kaptı, kaçar gibi gişeden uzaklaştı. - N. Cumalı
  11. yok olmak
    Rahatı kaçmıştı artık.
    Ne olmuş, neşesi kolay kolay kaçmazdı?
  12. andırmak, benzemek
    Bu mavi yeşile kaçıyor.
  13. kaçgöçe uymak
    Gelin bir evde kayınbabasından kaçar, güveyi baldızının yüzünü tanımazdı. - R. H. Karay
  14. kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak
  15. rengi ağarmak, uçmak
  16. (spor) yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak
  17. (spor) futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

gözden kaçmak
kulağına kar suyu kaçmak
masraftan kaçmak
pabuçsuz kaçmak
tabana kuvvet kaçmak
uykusu kaçmak

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • Heceleme: kaç·mak

Eylem[düzenle]

  1. kaçmak
  2. gitmek

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Kaynakça[düzenle]