kaçmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA(anahtar): [kɑt͡ʃˈmɑk]
Heceleme: kaç‧mak

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قاچمق‎ sözcüğünden, o da Ana Türkçe *kač- sözcüğünden (kaçma + -k).

Eylem[düzenle]

kaçmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kaçar) -ar

  1. andırmak, benzemek
    Bu mavi yeşile kaçıyor.
  2. bir yana doğru kaymak
    Odanın halısı biraz sağa kaçmış.
  3. gaz, sıvı v.s. şeyler sızmak
    Kazandan istim kaçıyor.
  4. girmek
    Kulağına su kaçmış.
  5. görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak
    Belki sirayet eder diye korkacaklar ve kaçacaklar. - B. Felek
  6. hızla koşup bir yere saklanmak
    Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın. - H. R. Gürpınar
  7. hızlı koşmak
    Biletlerini memurun elinden kaptı, kaçar gibi gişeden uzaklaştı. - N. Cumalı
  8. ipi kopmak
    Çorabım kaçtı.
  9. kaçgöçe uymak
    Gelin bir evde kayınbabasından kaçar, güveyi baldızının yüzünü tanımazdı. - R. H. Karay
  10. kaçınmak
    Ben zahmetten kaçmam.
  11. kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak
    Alacaklıdan kaçmak bize yakışır mı hiç?!
  12. kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak
  13. kişiye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek
    Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. - R. E. Ünaydın
  14. rengi ağarmak, uçmak
  15. yok olmak
    Ne olmuş, neşesi kolay kolay kaçmazdı?
    Rahatı kaçmıştı artık.
  16. (top oyunları, spor) futbol ve basketbolda engelleyen kişiden kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak
  17. (spor) diğer yarışçılardan hızla ayrılıp arayı açmak

Çekimleme[düzenle]

Zıt anlamlılar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Söyleniş[düzenle]

Heceleme: kaç‧mak

Eylem[düzenle]

  1. gitmek
  2. kaçmak