belli

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] beli olan
Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin? - N. Araz
[2] bilinmedik bir yanı olmayan, malum
Hâlimiz, vaktimiz sizce belli. - H. R. Gürpınar
[3] gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr
Bu azade insanlarda her türlü adiliklerden uzak bir efendilik olduğu ne kadar da bellidir. - A. H. Çelebi
[3] belirli, muayyen
Bu oyun çok kısa, belli bir temsil süresi doldurmuyor. - A. Ağaoğlu

Köken[düzenle]

Eski Türkçe bel <-> bellemek

Deyimler[düzenle]

adı belli
belli etmek
karda yürüyüp izini belli etmemek

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "belli"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Acar tazı çullu da belli olur, çulsuz da
Adam iş başında belli olur
Adam olacak çocuk bokundan belli olur
Adamın iyisi alışverişte belli olur
Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur
Ak göt geçit başında belli olur
Ak koyun kara koyun geçit başında belli olur

Türkmence[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] belli
[2] tanınmış, bilinen, tanınan