uzatmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

uzatmak -ır

[1] ucuna eklemek veya esnetmek vasıtasıyla bir şeyin uzunluğunu artırmak.
[2] kendi kendine uzunluğu artan saç, tırnak gibi şeyleri kesmeden muhafaza etmek, arzu edilen uzunluğa ulaşmasını beklemek.
[3] bir şeye ulaşmak veya bakmak amacıyla vücudun bir organını belirli bir istikamette esnetmek.
[4] belirli bir süre veya mühleti artırmak, ekstra zaman tanımak.
[5] bir şeyi birine elden vermek (genellikle nesneyi veren kişinin konumu alıcıya nazaran nesneye daha yakındır veya daha müsaittir.)
[6] (teklifsiz konuşma) spor müsabakalarında topu takım arkadaşına vermek.
[7] sürdürmek (konuşmayı, tartışmayı vs.)

Örnekler[düzenle]

[1] Çıtaların boyunu yirmişer santim uzatmalısın.
[2] Okul müdürü beni görünce "Ne o, saçını mı uzatıyorsun?" dedi.
[3] Pencereden başını uzatarak Cemil'in binaya girişini seyretti.
[4] Proje için tanınan sürenin beş hafta daha uzatılmasını talep ettik.
[5] Tuzu uzatır mısın, lütfen.
[7] Tamam, her ikiniz de uzatmayın artık.

Deyimler[düzenle]

ayağını yorganına göre uzatmak
çehre uzatmak
ona buna dil uzatmak

Türk lehçeleri[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] Uzatmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.