uzatmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

uzatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uzatır) -ır

  1. uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak
    Saç uzatmak. Tırnak uzatmak.
  2. başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek
    Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar. - Memduh Şevket Esendal
  3. bir şeyi vermek için birine yöneltmek
    Şu köşe rafında toz şeker kutusu var, uzatıver bana. - Aka Gündüz
  4. germek
    İp uzatmak.
  5. konuşmayı, tartışmayı sürdürmek
    Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar. - Memduh Şevket
  6. vermek, göndermek
    Can, topu Zeki'ye uzattı.
  7. süreyi artırmak, temdit etmek
    Yıllardır beklediği bu zevkli anları mümkün olduğu kadar uzatmak istediği her hâlinden belliydi. - İhsan Oktay Anar

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

uzatmak

  1. uzatmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.