vurmak

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

vurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi vurur) -ur

  1. elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak
    Masaya vurmak. Birinin başına vurmak.
  2. ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
    Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor. - R. H. Karay
  3. etkisi bir yere kadar uzanmak
  4. duyulmak, hissedilmek
  5. üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek
    Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur. - R. H. Karay
  6. olumsuz yönde etkilemek
    Kriz kitap dünyasını da vurdu.
  7. hızla değmek, çarpmak
Kolumu duvara vurmuşum.

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

vurgun, vurgu, vuruk, vuruş, vuruşmak

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]