vurmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

vurmak -ur

[1] Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak
Masaya vurmak. Birinin başına vurmak.
[2] Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor. - R. H. Karay
[3] etkisi bir yere kadar uzanmak
[4] duyulmak, hissedilmek
[5] üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek
Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur. - R. H. Karay
[6] olumsuz yönde etkilemek
Kriz kitap dünyasını da vurdu.
[7] hızla değmek, çarpmak
Kolumu duvara vurmuşum.

Köken[düzenle]

Türkçe:

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] vurgun, vurgu, vuruk, vuruş, vuruşmak

Atasözleri[düzenle]

Vurmak da yiğitlik, kaçmak da

Deyimler[düzenle]

ağzına gem vurmak
baltayı taşa vurmak
başını taştan taşa vurmak
bir taşla iki kuş vurmak
çapraz vurmak
damga vurmak
damgasını vurmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]