sürüklemek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

sürüklemek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sürükler) -r

  1. bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek
    Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü. - A. Gündüz
  2. akarsu için, götürmek
    Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu. - A. İlhan
  3. istekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek veya bir işi yapmaya zorlamak
    Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
  4. bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak
  5. kötü bir duruma, sona doğru götürmek
    Hepimizi bu dipsiz denizin enginlerinde mahvolmaya sürükledin, dediler. - A. Kabaklı
  6. ilgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek
    Benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir. - Y. Z. Ortaç

Deyimler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Kaynakça[düzenle]