duymak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

zaman kişi çekimli eylem
Belirli geçmiş ben duhatadum
Belirsiz geçmiş ben duhatamuşum
Geniş zaman ben duhataarım
sen duhataarsın
o duhataar
Şimdiki zaman ben duhatauyorum
Gelecek zaman ben duhataacağım

duymak -ar

Ico libri.png Anlamlar

[1] (fizyoloji) işitmek, ses almak
Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. - Y. Z. Ortaç
[2] bilgi almak, öğrenmek, haber almak
Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. - Halikarnas Balıkçısı
[3] dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek
Yüzme denilen mucizeyi ancak beş altı sene sonra avuçlarımızın içinde duyabilecektik. - B. R. Eyuboğlu
[4] nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek
Elimin üzerinde bir böceğin gezdiğini duydum.
[5] sezmek, fark etmek, hissetmek
Güzel olmasın fakat ruhu olsun, bir şey duysun. - H. C. Yalçın

Books-aj.svg aj ashton 01f.svg Kaynaklar

Nuvola Turkish flag.svg Türk Dilleri

Crystal Clear app internet.png Çeviriler