duymak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

duymak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi duyar) -ar

  1. (fizyoloji) işitmek, ses almak
    Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. - Y. Z. Ortaç
  2. bilgi almak, öğrenmek, haber almak
    Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. - Halikarnas Balıkçısı
  3. dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek
    Yüzme denilen mucizeyi ancak beş altı sene sonra avuçlarımızın içinde duyabilecektik. - B. R. Eyuboğlu
  4. nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek
    Elimin üzerinde bir böceğin gezdiğini duydum.
  5. sezmek, fark etmek, hissetmek
    Güzel olmasın fakat ruhu olsun, bir şey duysun. - H. C. Yalçın

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]