İçeriğe atla

çalmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

çalmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çalar)

Köpek yemeği çalıyor
Adam, çanı çalıyor (2)
Adam, gitar çalıyor (3)
  1. (kriminoloji) başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak
    • İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı. - F. R. Atay
  2. vurarak veya sürterek ses çıkartmak
    • Birbiriyle bağlantısız, acemi seslere, ürperten, koygun gecelerin gecikmiş aydınlığını bir çırpıda alıp getiren, insana şu dünyada bağlama çalmak dahil her şeyi becerebileceğini düşündürten bir ses karışıyor:
      — 2026, Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, İletişim Yayınları, s. 11
  3. (müzik) bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak
    • Fevkalade zekidir, iyi dans eder, piyano çalar, tenis oynar, ata biner, avcıdır, kayakçıdır. - R. H. Karay
  4. ses çıkarmak, ses vermek
    • fâtih’te yoksul bir gramofon çalıyor/eski zamanlardan bir cuma çalıyor
      — 1960, Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, Ataç Kitabevi, s. 75
  5. atmak, çarpmak, vurmak
  6. üzerine sürmek
    • Ekmeğin üzerine yağ çaldı.
  7. bozmak, zarar vermek
  8. kumaşın bir parçasını kesmek
  9. madeni oymak, kalemle işlemek
  10. benzemek, andırmak
    • Soğuk bir hava... Laciverte çalan yıldızı az bir gökyüzü.
      — 1997, Altay MARTI, “Zihni Bey”, Öküz, 32. sayı, s. 20
  11. zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak
  12. süpürmek, temizlemek
    • Tozu çalmak.
  13. Kapıya vurarak ses çıkarmak, kapıyı açmasını istemek.
    • Yukarıya çıkıp odanın kapısını çaldım.
      — 2020, Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, İletişim Yayınları, s. 29
  14. kibrit benzeri ateş yakmaya yarayan aracı sürterek ateş yakmak
    • Samanlığa koşup kibriti çaldı.
      — 1996, Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, Çark Kitabevi Yayınları, s. 74

Deyimler

[düzenle]

ağzına bir parmak bal çalmak, ayıya kaval çalmak, birbirine çalmak, borusunu çalmak, etekleri zil çalmak, felekten bir gün çalmak, her telden çalmak, kara çalmak, yerden yere çalmak, yoğurt çalmak

Çeviriler

[düzenle]
Başkasının malını izinsiz almak
Müzik aleti kullanmak
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]