İçeriğe atla

alın

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

IPA(anahtar): aɫɯn

alın (belirtme hâli alını, çoğulu alınlar)

Alın (1)
  1. (anatomi) yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü
  2. (madencilik) bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi
  3. bazı şeylerin önü, ön yüzü
  4. karşı
    • Güneşin alnında durma.

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

alın çatı, alın çatısı, alın teri, alın teri dökmek, alın yazısı

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

alın kemiği,

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]


Azerice

[düzenle]

alın

  1. (anatomi) alın

Çağatayca

[düzenle]
  1. pişani, cebin, cebhe
  2. sütlü meme

Karaçay Balkarca

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. alınmak
  2. delirmek, cinnet geçirmek, öfkelenmek, sinirlenmek

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.