İçeriğe atla

hasta

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi خسته, Farsça خَسْتَه.

Söyleniş

[düzenle]

Eş anlamlılar

[düzenle]

Zıt anlamlılar

[düzenle]

hasta (belirtme hâli hastayı, çoğulu hastalar), sahiplik şekli hasta -sı

  1. aşırı düşkün, tutkun
     Maç hastasıydı.
  2. parasız, züğürt
  3. zihnî kabiliyetleri bozulmuş olan
     Hasta mısın?!
  4. (hastalık) hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kişi
     Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu. Y. K. Beyatlı

Çekimleme

[düzenle]

Üst kavramlar

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]


İlgili kavramlar

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

hasta (karşılaştırma daha hasta, üstünlük en hasta)

  1. (hastalık) hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Farsça خسته خَسْتَه.

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: has‧ta

Ön ad

[düzenle]

hasta

  1. (hastalık) hasta

Kırım Tatarcası

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: has‧ta

hasta

  1. (hastalık) hasta

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki