hasta
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Farsça o da Farsça χasta خسته (“yaralı, sayrı”) sözcüğünden.
Söyleniş
[düzenle]
Ön ad
[düzenle]hasta (karşılaştırma daha hasta, üstünlük en hasta)
- Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken (kimse, hayvan, organ); rahatsız, sayrı, sökel, alil, pestil.
- "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu." - Yahya Kemal Beyatlı
- (mecaz) Bir şeyle aşırı derecede ilgilenen.
- Maç hastası.
- (argo, para) Parasız, züğürt olan.
- (teklifsiz konuşma, zihin) Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
Ad
[düzenle]hasta (belirtme hâli hastayı, çoğulu hastalar)
- Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken insan, hayvan veya organ.
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]hasta bakıcı, hasta bezi, hasta hakları, hasta kâğıdı, hastane, ağır hasta, ayaktan hasta, entübe hasta, akıl hastası, hastalık hastası, kalp hastası, ruh hastası, sinir hastası
İlgili kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Kırım Tatarcası
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: has‧ta
Ad
[düzenle]hasta
- (hastalık) hasta
Kategoriler:
- Farsça kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe ön adlar
- Türkçe argo
- Türkçede para
- Türkçe teklifsiz konuşma
- Türkçede zihin
- Türkçe adlar
- Kırım Tatarcası 2 heceli sözcükler
- Kırım Tatarcası sözcükler
- Kırım Tatarcası adlar
- Kırım Tatarcasında hastalık