Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: is

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın işler
Belirtme (-i) işi işleri
Yönelme (-e) işe işlere
Bulunma (-de) işte işlerde
Çıkma (-den) işten işlerden
Tamlayan işin işlerin

-şi

[düzenle]

[1] bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
[2] bir değer yaratan emek
[3] birinden istenen hizmet veya birine verilen vazife
[4] sanayi, ticaret, tarım, maliye v.s. sahalara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü
[5] kamu faydasına yapılan işler
[6] herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma
[7] geçim temin etmek için herhangi bir sahada yapılan çalışma, meslek
[8] (ticaret) ticarî anlaşma, alışveriş
[9] herhangi bir maksatla kurulan düzen
[10] bazı deyimlerde "yarar, çıkar" mânâsında kullanılan bir söz
[11] yapılan şey, davranış
[12] nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey
[13] emek, işçilik, ustalık
[14] işlem
[15] bir kimseye mahsus olan görüş, anlayış
[16] yetenek
[17] konu, maslahat, mesele, sorun
[18] gizli neden veya maksat
[19] (fizik) bir kuvvetin uygulama noktasını hareket ettirirken harcadığı güç

Söyleniş[düzenle]

IPA: /ˈiʃ/

Heceleme[düzenle]

Heceleme:

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. - S. F. Abasıyanık
[3] Şimdi Mısır'a memuru olduğum bankanın bir işi için geldim. - Ö. Seyfettin
[5] Güvenlik işleri.
[6] Bu evin işi çok.
[7] Sonunda bir buldum. - S. F. Abasıyanık
[9] İşlerini bırakmışlar, dükkânlarını kapamışlar, akın akın şehri terk edip gidiyorlardı. - Y. K. Karaosmanoğlu
[10] O, işini bilir.
[10] Bu, benim işime gelmez.
[11] Fakirlere, miskinlere yardım ederek çok iyi bir yaptım.
[12] Komşu kadın, elindeki işini dizine bırakıp geline döndü. - M. Ş. Esendal
[13] Bu örtü, işi ağır bir örtüdür.
[14] İşimi görmediler.
[15] Bu, bir zevk işidir.
[16] Demek bende daha varmış ki ilin öğretmeni seçtiler. - M. İzgü
[17] Etrafın gülüşmeleri arasında anlaşıldı. - H. C. Yalçın
[18] Çoktandır köylünün şurada burada yayıp gezeceği ehemmiyetli bir , bir keramet gösterememişti. - R. H. Karay
[19] Erg, jul, kilogrammetre, vatsaat, kilovatsaat ve enerji birimleridir.

Atasözleri[düzenle]

Adam iş başında belli olur
Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
Az el aş kotarır, çok el iş kotarır
Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider
Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir
En kolay iş yemek, çiğnemeden yutulmaz

Deyimler[düzenle]

anlamadığı işe burnunu sokmak
dartıla dartıla iş görmek
iş açmak
iş çatallaşmak
iş merkezi
işin içinde iş var
işini bilmek

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[*] işçe, işçi, işçik, işken, işle, işli, işse, işsiz

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: ""
  • Vikipedi maddesi

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] eylem
[2] fiil
[3]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] amel, fi'l
[1] harb, kyar, rezm, sülh

Eski Türkçe[düzenle]

[düzenle]

[1]

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1]

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe:

Şorca[düzenle]

[düzenle]

[1]

Eylem[düzenle]

[1] içmek

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (çorabın eşi gibi)

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.