Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: IS, Is, is, is-, , ís, īs

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

[düzenle]

(belirtme hâli işi, çoğulu işler)

  1. bâzı deyimlerde "yarar, çıkar" mânâsında kullanılan bir söz
    Bu işime gelmez. O işini bilir.
  2. bir değer meydana getiren emek
  3. bir kişiye mahsus olan görüş, anlayış
    Bu bir zevk işidir.
  4. bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. — S. F. Abasıyanık
  5. birinden istenen hizmet veya birine verilen vazife
    Şimdi Mısır'a memuru olduğum bankanın bir işi için geldim. — Ö. Seyfettin
  6. emek, işçilik, ustalık
    Bu örtü, işi ağır bir örtüdür.
  7. geçim temin etmek için herhangi bir sahada yapılan çalışma, meslek
    Sonunda bir buldum. — S. F. Abasıyanık
  8. gizli sebep veya maksat
    Çoktandır köylünün şurada burada yayıp gezeceği ehemmiyetli bir , bir keramet gösterememişti. — R. H. Karay
  9. herhangi bir maksatla kurulan düzen
    İşlerini bırakmışlar, dükkânlarını kapamışlar, akın akın şehri terk edip gidiyorlardı. — Y. K. Karaosmanoğlu
  10. herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma
    Bu evin işi çok.
  11. işlem
    İşimi görmediler.
  12. kabiliyet, yetenek
    Demek bende daha varmış ki ilin öğretmeni seçtiler. — M. İzgü
  13. kamu faydasına yapılan işler
    Güvenlik işleri.
  14. konu, maslahat, mevzu, mesele, sorun
    Etrafın gülüşmeleri arasında anlaşıldı. — H. C. Yalçın
  15. nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey
    Komşu kadın elindeki işini dizine bırakıp geline döndü. — M. Ş. Esendal
  16. yapılan şey, davranış
    Yoksullara yardım etmekle çok iyi bir yapmıştım.
  17. (ekonomi) maliye, tarım, ticaret, sanayi v.s. sahalara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü
    İşler durgun.
  18. (ticaret) alışveriş; ticarî anlaşma
  19. (fizik) bir kuvvetin uygulama noktasını hareket ettirirken harcadığı güç
    Erg, jul, kilogrammetre, vatsaat, kilovatsaat ve enerji birimleridir.

Çekimleme[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Ek okumalar[düzenle]

  • Vikipedi'de

Âzerîce[düzenle]

[düzenle]

  1. eylem, fiil
  2. (fizik)

Kaynakça[düzenle]

  • Tahsin Mayatepek Raporları

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. amel, fi'l
  2. harb, kyar, rezm, sülh

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. (fizik)

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe ()

[düzenle]

  1. (fizik)

Mayaca[düzenle]

[düzenle]

  1. dişi

Şorca[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. (fizik)

Eylem[düzenle]

  1. içmek

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

  1. (çorabın eşi gibi)

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.