İçeriğe atla

kaplamak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /kap.ɫaˈmak/
  • Heceleme: kap‧la‧mak

Eylem

[düzenle]

kaplamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kaplar)

Otlar, toprağı kaplamış. (1)

Ağaçlar, otların etrafını kaplamış. (2)

Yastığı desenli bir kılıf ile kaplamışlar. (3)
Araziyi otlar basmış. (4)
  1. Her yanını örtmek.
    • eş anlamlısı: istila etmek
    • "Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu." - Hamdullah Suphi Tanrıöver
  2. Çepeçevre sarmak.
    • eş anlamlıları: kuşatmak, örtmek
    • "Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar." - Sait Faik Abasıyanık
  3. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak.
    • Yorgan kaplamak.
  4. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak.
  5. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek.
    • "Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları..." - Abdülhak Şinasi Hisar
  6. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak.
  7. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek.
  8. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak.
    • Ünü cihanı kapladı.
  9. doldurmak kelimesinin eş anlamlısı
    • "Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Çekimleme

[düzenle]
kaplamak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kapladım kapladın kapladı kapladık kapladınız kapladılar
hikâye kapladıydım kapladıydın kapladıydı kapladıydık kapladıydınız kapladıydılar
rivayet — — — — — —
şart kapladıysam kapladıysan kapladıysa kapladıysak kapladıysanız kapladıysalar
kapladılarsa
belirsiz geçmiş basit kaplamışım kaplamışsın kaplamış kaplamışız kaplamışsınız kaplamışlar
hikâye kaplamıştım kaplamıştın kaplamıştı kaplamıştık kaplamıştınız kaplamıştılar
rivayet kaplamışmışım kaplamışmışsın kaplamışmış kaplamışmışız kaplamışmışsınız kaplamışmışlar
şart kaplamışsam kaplamışsan kaplamışsa kaplamışsak kaplamışsanız kaplamışsalar
kaplamışlarsa
geniş basit kaplarım kaplarsın kaplar kaplarız kaplarsınız kaplarlar
hikâye kaplardım kaplardın kaplardı kaplardık kaplardınız kaplardılar
rivayet kaplarmışım kaplarmışsın kaplarmış kaplarmışız kaplarmışsınız kaplarmışlar
şart kaplarsam kaplarsan kaplarsa kaplarsak kaplarsanız kaplarsalar
kaplarlarsa
şimdiki basit kaplıyorum kaplıyorsun kaplıyor kaplıyoruz kaplıyorsunuz kaplıyorlar
hikâye kaplıyordum kaplıyordun kaplıyordu kaplıyorduk kaplıyordunuz kaplıyordular
rivayet kaplıyormuşum kaplıyormuşsun kaplıyormuş kaplıyormuşuz kaplıyormuşsunuz kaplıyormuşlar
şart kaplıyorsam kaplıyorsan kaplıyorsa kaplıyorsak kaplıyorsanız kaplıyorsalar
kaplıyorlarsa
gelecek basit kaplayacağım kaplayacaksın kaplayacak kaplayacağız kaplayacaksınız kaplayacaklar
hikâye kaplayacaktım kaplayacaktın kaplayacaktı kaplayacaktık kaplayacaktınız kaplayacaktılar
rivayet kaplayacakmışım kaplayacakmışsın kaplayacakmış kaplayacakmışız kaplayacakmışsınız kaplayacakmışlar
şart kaplayacaksam kaplayacaksan kaplayacaksa kaplayacaksak kaplayacaksanız kaplayacaksalar
kaplayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kaplayayım kaplayasın kaplaya kaplayalım kaplayasınız kaplayalar
hikâye kaplayaydım kaplayaydın kaplayaydı kaplayaydık kaplayaydınız kaplayaydılar
rivayet kaplayaymışım kaplayaymışsın kaplayaymış kaplayaymışız kaplayaymışsınız kaplayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit kaplasam kaplasan kaplasa kaplasak kaplasanız kaplasalar
hikâye kaplasaydım kaplasaydın kaplasaydı kaplasaydık kaplasaydınız kaplasaydılar
rivayet kaplasaymışım kaplasaymışsın kaplasaymış kaplasaymışız kaplasaymışsınız kaplasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit kaplamalıyım kaplamalısın kaplamalı kaplamalıyız kaplamalısınız kaplamalılar
hikâye kaplamalıydım kaplamalıydın kaplamalıydı kaplamalıydık kaplamalıydınız kaplamalıydılar
rivayet kaplamalıymışım kaplamalıymışsın kaplamalıymış kaplamalıymışız kaplamalıymışsınız kaplamalıymışlar
şart kaplamalıysam kaplamalıysan kaplamalıysa kaplamalıysak kaplamalıysanız kaplamalıysalar
kaplamalılarsa
emir basit — kapla kaplasın — kaplayın
kaplayınız
kaplasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kaplamadım kaplamadın kaplamadı kaplamadık kaplamadınız kaplamadılar
hikâye kaplamadıydım kaplamadıydın kaplamadıydı kaplamadıydık kaplamadıydınız kaplamadıydılar
rivayet — — — — — —
şart kaplamadıysam kaplamadıysan kaplamadıysa kaplamadıysak kaplamadıysanız kaplamadıysalar
kaplamadılarsa
belirsiz geçmiş basit kaplamamışım kaplamamışsın kaplamamış kaplamamışız kaplamamışsınız kaplamamışlar
hikâye kaplamamıştım kaplamamıştın kaplamamıştı kaplamamıştık kaplamamıştınız kaplamamıştılar
rivayet kaplamamışmışım kaplamamışmışsın kaplamamışmış kaplamamışmışız kaplamamışmışsınız kaplamamışmışlar
şart kaplamamışsam kaplamamışsan kaplamamışsa kaplamamışsak kaplamamışsanız kaplamamışsalar
kaplamamışlarsa
geniş basit kaplamam kaplamazsın kaplamaz kaplamayız kaplamazsınız kaplamazlar
hikâye kaplamazdım kaplamazdın kaplamazdı kaplamazdık kaplamazdınız kaplamazdılar
rivayet kaplamazmışım kaplamazmışsın kaplamazmış kaplamazmışız kaplamazmışsınız kaplamazmışlar
şart kaplamazsam kaplamazsan kaplamazsa kaplamazsak kaplamazsanız kaplamazsalar
kaplamazlarsa
şimdiki basit kaplamıyorum kaplamıyorsun kaplamıyor kaplamıyoruz kaplamıyorsunuz kaplamıyorlar
hikâye kaplamıyordum kaplamıyordun kaplamıyordu kaplamıyorduk kaplamıyordunuz kaplamıyordular
rivayet kaplamıyormuşum kaplamıyormuşsun kaplamıyormuş kaplamıyormuşuz kaplamıyormuşsunuz kaplamıyormuşlar
şart kaplamıyorsam kaplamıyorsan kaplamıyorsa kaplamıyorsak kaplamıyorsanız kaplamıyorsalar
kaplamıyorlarsa
gelecek basit kaplamayacağım kaplamayacaksın kaplamayacak kaplamayacağız kaplamayacaksınız kaplamayacaklar
hikâye kaplamayacaktım kaplamayacaktın kaplamayacaktı kaplamayacaktık kaplamayacaktınız kaplamayacaktılar
rivayet kaplamayacakmışım kaplamayacakmışsın kaplamayacakmış kaplamayacakmışız kaplamayacakmışsınız kaplamayacakmışlar
şart kaplamayacaksam kaplamayacaksan kaplamayacaksa kaplamayacaksak kaplamayacaksanız kaplamayacaksalar
kaplamayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kaplamayayım kaplamayasın kaplamaya kaplamayalım kaplamayasınız kaplamayalar
hikâye kaplamayaydım kaplamayaydın kaplamayaydı kaplamayaydık kaplamayaydınız kaplamayaydılar
rivayet kaplamayaymışım kaplamayaymışsın kaplamayaymış kaplamayaymışız kaplamayaymışsınız kaplamayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit kaplamasam kaplamasan kaplamasa kaplamasak kaplamasanız kaplamasalar
hikâye kaplamasaydım kaplamasaydın kaplamasaydı kaplamasaydık kaplamasaydınız kaplamasaydılar
rivayet kaplamasaymışım kaplamasaymışsın kaplamasaymış kaplamasaymışız kaplamasaymışsınız kaplamasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit kaplamamalıyım kaplamamalısın kaplamamalı kaplamamalıyız kaplamamalısınız kaplamamalılar
hikâye kaplamamalıydım kaplamamalıydın kaplamamalıydı kaplamamalıydık kaplamamalıydınız kaplamamalıydılar
rivayet kaplamamalıymışım kaplamamalıymışsın kaplamamalıymış kaplamamalıymışız kaplamamalıymışsınız kaplamamalıymışlar
şart kaplamamalıysam kaplamamalıysan kaplamamalıysa kaplamamalıysak kaplamamalıysanız kaplamamalıysalar
kaplamamalılarsa
emir basit — kaplama kaplamasın — kaplamayın
kaplamayınız
kaplamasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]