uğramak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: u‿ɾaˈmac

Heceleme[düzenle]

Heceleme: uğ·ɾa·mak

Eylem[düzenle]

uğramak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uğrar) -r

  1. yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
    Karaya uğramak, her denizci gibi cinine gidiyordu. - Halikarnas Balıkçısı
  2. bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
    Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim. - H. Taner
  3. fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
    Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar. - M. Ş. Esendal
  4. kötü duruma konu olmak
    Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir. - Atatürk
  5. yaklaşmak
    Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona, kapının yanına uğramayacaktı. - Ö. Seyfettin
  6. cin, peri çarpmak

Deyimler[düzenle]