İçeriğe atla

geçmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Yazılışlar

[düzenle]
کچمک

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /ɟet͡ʃˈmec/
  • Heceleme: geç‧mek

Eylem

[düzenle]

geçmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi geçer)

Kuş, önümüzden geçiyor. (1)
İp, iğnenin deliğinden geçmiş. (2)
Gemi, köprünün altından geçmiş. (3)
Çocuk, diş muayenesinden geçiyor. (4)
Adam, sınavdan geçmiş. (5)
  1. Bir yerden başka bir yere gitmek.
    • Geceleri Taşhan'ın odalarını dolduran milletvekilleri, gündüzleri karşıdaki kiremitleri kırık dökük Meclis binasına geçerlerdi.
      — Şener METE, 2026, “Dünün Ankara'sı”, Türk Dili, 890. sayı, s. 68
  2. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak.
    •  İplik iğne deliğinden zor geçti.
  3. Yolun, aracın veya akarsuyun bir yerin yakınından veya içinden gitmesi.
    •  Eve giderken sizin sokaktan geçeriz.
  4. Bir duruma uğramak, konu olmak.
    •  Dayaktan geçmek. Muayeneden geçmek.
  5. Okulda, sınavda başarı göstermek.
    •  Hatırlıyor musun, sizin evde bana matematik dersi verirdin, sayende sınıfı geçtim, diyor. - Atilla Keskin
  6. Ömür yaşamak.
  7. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak.
    •  Hakkın var. Ne çare ki bizden geçti diye söyleniyor. - Reşat Nuri Güntekin
  8. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek.
    •  Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı. - Attilâ İlhan
  9. Bulaşmak, sirayet etmek.
    • Eliyle yüzümü okşadı. Sigara kokusu geçti derime.
      — Ahmet BÜKE, 2010, Kumrunun Gördüğü, s. 52, Can Sanat Yayınları
  10. Herhangi bir durumun, soya çekim yoluyla birinde görünmesi.
    •  Bu titizlik ona babasından geçmiş.
  11. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek.
  12. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak.
    •  İstanbul'a geçecek değil, parmağımı kımıldatacak takatim yok. - Sermet Muhtar Alus
  13. Yerini bırakıp başka yer almak.
  14. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak.
    •  Şimdiki tuluat artistlerinin çoğu oradan geçtiler. - Sait Faik Abasıyanık
  15. Etki yapmak; işlemek.
    •  Soğuk, ciğerime geçti. Başına güneş geçmiş.
  16. Görev almak.
    •  İktidara geçmek.
  17. Kalmak, devrolmak.
    •  Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti. - Necip Fazıl Kısakürek
  18. Geride bırakmak; aşmak.
    •  Bizim yelkenli vapuru geçecek. Ordu sınırı geçti. Çocuğun boyu babasını geçti.
  19. Tükenmek, bitmek; sona ermek.
    •  Yavaş yavaş bu hırs geçer. - Falih Rıfkı Atay
  20. Üstünlük sağlamak.
  21. Söylemeden veya bitirmeden atlamak.
    • Onun için teklifinin arkasından, tıpkı bir lüks seyahat vagonundan sonra hemen bir marşandizin gelmesi gibi, şaşırtıcı bir çabuklukla işe geçti: Kontratlar hazır, mağazanın da deponun da...
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 70, Dergâh Yayınları
  22. Zamanı aşmak, geride bırakmak.
    • otuz sekiz ay dile kolay kardeşim/gün dediğin nedir geçer dersin geçmedi
      — Attilâ İLHAN, 1959, Duvar, Dost Yayınları
  23. Zamanın işlemesi, tükenmesi.
    • Böyle sokağa bakarız, hiçbir şey geçmezse de vakit geçer. Bu da bak, önemlidir. Çünkü vakit geçerse her şey geçer.
      — Orhan PAMUK, 1996, “Bu Kahvede Oturuyorum”, Öküz, 24. sayı, s. 2
  24. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek.
  25. Birinden meşk etmek.
    •  Bu şarkıyı kimden geçtiniz.
  26. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek.
    •  Ankara haberlerini gazetesine geçiyormuş.
  27. Ateş vb. sönmek.
    •  Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. - Nabizade Nâzım
  28. Yazılmak, girmek.
    •  Tarihe geçmek. Kitaba geçmek.
  29. Sürümü olmak, satılmak.
  30. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak.
    • Ayrıca bu adını andığımız köy enstitülerindeki müdürlerden Hürrem Arman, Şerif Tekben, Süleyman Edip, ki onun adı Orhan Veli'nin "Yol Türküleri" şiirinde geçer: "Arifiye!/Şoför durdu, Enstitü Mektebi, dedi/ Süleyman Edip bey müdürün adı" diye.
      — Cevat Çapan, 2025, “Sabahattin Eyuboğlu”, Sözcükler, 118. sayı, s. 26
  31. Kullanımda olmak, tedavülde olmak.
    •  Bu para artık geçmiyor.
  32. Kabul edilemez olmak.
    •  Senin paran burada geçmez.
  33. Bırakmak, vazgeçmek.
    •  Bana yârden geç derler / Seven yârden geçilir mi? - Halk türküsü
  34. Bir yere gidip oturmak.
  35. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak.
    •  Bu karpuz geçmiş.
  36. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak.
    •  Görmedim, dedi, geçti.
  37. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
    •  Iska geçmek. Diskur geçmek.
  38. Çekiştirmek, yermek.
    •  Beni sana geçmişler / Vallahi ben demedim - Halk türküsü

Çekimleme

[düzenle]
geçmek eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit geçtim geçtin geçti geçtik geçtiniz geçtiler
hikâye geçtiydim geçtiydin geçtiydi geçtiydik geçtiydiniz geçtiydiler
rivayet
şart geçtiysem geçtiysen geçtiyse geçtiysek geçtiyseniz geçtiyseler
geçtilerse
belirsiz geçmiş basit geçmişim geçmişsin geçmiş geçmişiz geçmişsiniz geçmişler
hikâye geçmiştim geçmiştin geçmişti geçmiştik geçmiştiniz geçmiştiler
rivayet geçmişmişim geçmişmişsin geçmişmiş geçmişmişiz geçmişmişsiniz geçmişmişler
şart geçmişsem geçmişsen geçmişse geçmişsek geçmişseniz geçmişseler
geçmişlerse
geniş basit geçerim geçersin geçer geçeriz geçersiniz geçerler
hikâye geçerdim geçerdin geçerdi geçerdik geçerdiniz geçerdiler
rivayet geçermişim geçermişsin geçermiş geçermişiz geçermişsiniz geçermişler
şart geçersem geçersen geçerse geçersek geçerseniz geçerseler
geçerlerse
şimdiki basit geçiyorum geçiyorsun geçiyor geçiyoruz geçiyorsunuz geçiyorlar
hikâye geçiyordum geçiyordun geçiyordu geçiyorduk geçiyordunuz geçiyordular
rivayet geçiyormuşum geçiyormuşsun geçiyormuş geçiyormuşuz geçiyormuşsunuz geçiyormuşlar
şart geçiyorsam geçiyorsan geçiyorsa geçiyorsak geçiyorsanız geçiyorsalar
geçiyorlarsa
gelecek basit geçeceğim geçeceksin geçecek geçeceğiz geçeceksiniz geçecekler
hikâye geçecektim geçecektin geçecekti geçecektik geçecektiniz geçecektiler
rivayet geçecekmişim geçecekmişsin geçecekmiş geçecekmişiz geçecekmişsiniz geçecekmişler
şart geçeceksem geçeceksen geçecekse geçeceksek geçecekseniz geçecekseler
geçeceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit geçeyim geçesin geçe geçelim geçesiniz geçeler
hikâye geçeydim geçeydin geçeydi geçeydik geçeydiniz geçeydiler
rivayet geçeymişim geçeymişsin geçeymiş geçeymişiz geçeymişsiniz geçeymişler
şart
şart basit geçsem geçsen geçse geçsek geçseniz geçseler
hikâye geçseydim geçseydin geçseydi geçseydik geçseydiniz geçseydiler
rivayet geçseymişim geçseymişsin geçseymiş geçseymişiz geçseymişsiniz geçseymişler
şart
gereklilik basit geçmeliyim geçmelisin geçmeli geçmeliyiz geçmelisiniz geçmeliler
hikâye geçmeliydim geçmeliydin geçmeliydi geçmeliydik geçmeliydiniz geçmeliydiler
rivayet geçmeliymişim geçmeliymişsin geçmeliymiş geçmeliymişiz geçmeliymişsiniz geçmeliymişler
şart geçmeliysem geçmeliysen geçmeliyse geçmeliysek geçmeliyseniz geçmeliyseler
geçmelilerse
emir basit geç geçsin geçin
geçiniz
geçsinler
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit geçmedim geçmedin geçmedi geçmedik geçmediniz geçmediler
hikâye geçmediydim geçmediydin geçmediydi geçmediydik geçmediydiniz geçmediydiler
rivayet
şart geçmediysem geçmediysen geçmediyse geçmediysek geçmediyseniz geçmediyseler
geçmedilerse
belirsiz geçmiş basit geçmemişim geçmemişsin geçmemiş geçmemişiz geçmemişsiniz geçmemişler
hikâye geçmemiştim geçmemiştin geçmemişti geçmemiştik geçmemiştiniz geçmemiştiler
rivayet geçmemişmişim geçmemişmişsin geçmemişmiş geçmemişmişiz geçmemişmişsiniz geçmemişmişler
şart geçmemişsem geçmemişsen geçmemişse geçmemişsek geçmemişseniz geçmemişseler
geçmemişlerse
geniş basit geçmem geçmezsin geçmez geçmeyiz geçmezsiniz geçmezler
hikâye geçmezdim geçmezdin geçmezdi geçmezdik geçmezdiniz geçmezdiler
rivayet geçmezmişim geçmezmişsin geçmezmiş geçmezmişiz geçmezmişsiniz geçmezmişler
şart geçmezsem geçmezsen geçmezse geçmezsek geçmezseniz geçmezseler
geçmezlerse
şimdiki basit geçmiyorum geçmiyorsun geçmiyor geçmiyoruz geçmiyorsunuz geçmiyorlar
hikâye geçmiyordum geçmiyordun geçmiyordu geçmiyorduk geçmiyordunuz geçmiyordular
rivayet geçmiyormuşum geçmiyormuşsun geçmiyormuş geçmiyormuşuz geçmiyormuşsunuz geçmiyormuşlar
şart geçmiyorsam geçmiyorsan geçmiyorsa geçmiyorsak geçmiyorsanız geçmiyorsalar
geçmiyorlarsa
gelecek basit geçmeyeceğim geçmeyeceksin geçmeyecek geçmeyeceğiz geçmeyeceksiniz geçmeyecekler
hikâye geçmeyecektim geçmeyecektin geçmeyecekti geçmeyecektik geçmeyecektiniz geçmeyecektiler
rivayet geçmeyecekmişim geçmeyecekmişsin geçmeyecekmiş geçmeyecekmişiz geçmeyecekmişsiniz geçmeyecekmişler
şart geçmeyeceksem geçmeyeceksen geçmeyecekse geçmeyeceksek geçmeyecekseniz geçmeyecekseler
geçmeyeceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit geçmeyeyim geçmeyesin geçmeye geçmeyelim geçmeyesiniz geçmeyeler
hikâye geçmeyeydim geçmeyeydin geçmeyeydi geçmeyeydik geçmeyeydiniz geçmeyeydiler
rivayet geçmeyeymişim geçmeyeymişsin geçmeyeymiş geçmeyeymişiz geçmeyeymişsiniz geçmeyeymişler
şart
şart basit geçmesem geçmesen geçmese geçmesek geçmeseniz geçmeseler
hikâye geçmeseydim geçmeseydin geçmeseydi geçmeseydik geçmeseydiniz geçmeseydiler
rivayet geçmeseymişim geçmeseymişsin geçmeseymiş geçmeseymişiz geçmeseymişsiniz geçmeseymişler
şart
gereklilik basit geçmemeliyim geçmemelisin geçmemeli geçmemeliyiz geçmemelisiniz geçmemeliler
hikâye geçmemeliydim geçmemeliydin geçmemeliydi geçmemeliydik geçmemeliydiniz geçmemeliydiler
rivayet geçmemeliymişim geçmemeliymişsin geçmemeliymiş geçmemeliymişiz geçmemeliymişsiniz geçmemeliymişler
şart geçmemeliysem geçmemeliysen geçmemeliyse geçmemeliysek geçmemeliyseniz geçmemeliyseler
geçmemelilerse
emir basit geçme geçmesin geçmeyin
geçmeyiniz
geçmesinler
hikâye
rivayet
şart

Yardımcı eylem

[düzenle]

geçmek

  1. bazı kelimelerle birleşik fiil yapar

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

geçtiği yoldan geçmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

geçgeç, gelgeç, yeregeçen, yolgeçen hanı, genelgeçer, çok geçmeden, ödegeç, serdengeçti, vazgeçmek

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

geçmek

  1. geçmek
  2. bağışlamak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.