geçmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Yazılışlar
[düzenle]- کچمک
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: geç‧mek
Eylem
[düzenle]geçmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi geçer)




- Bir yerden başka bir yere gitmek.
- Bir yandan girip diğer yandan çıkmak.
- Yolun, aracın veya akarsuyun bir yerin yakınından veya içinden gitmesi.
- Bir duruma uğramak, konu olmak.
- Okulda, sınavda başarı göstermek.
- Ömür yaşamak.
- Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak.
- Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek.
- Bulaşmak, sirayet etmek.
- Herhangi bir durumun, soya çekim yoluyla birinde görünmesi.
- Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek.
- Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak.
- Yerini bırakıp başka yer almak.
- Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak.
- Etki yapmak; işlemek.
- Görev almak.
- Kalmak, devrolmak.
- Geride bırakmak; aşmak.
- Tükenmek, bitmek; sona ermek.
- Üstünlük sağlamak.
- Söylemeden veya bitirmeden atlamak.
- Onun için teklifinin arkasından, tıpkı bir lüks seyahat vagonundan sonra hemen bir marşandizin gelmesi gibi, şaşırtıcı bir çabuklukla işe geçti: Kontratlar hazır, mağazanın da deponun da...— Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 70, Dergâh Yayınları
- Zamanı aşmak, geride bırakmak.
- otuz sekiz ay dile kolay kardeşim/gün dediğin nedir geçer dersin geçmedi— Attilâ İLHAN, 1959, Duvar, Dost Yayınları
- Zamanın işlemesi, tükenmesi.
- Böyle sokağa bakarız, hiçbir şey geçmezse de vakit geçer. Bu da bak, önemlidir. Çünkü vakit geçerse her şey geçer.— Orhan PAMUK, 1996, “Bu Kahvede Oturuyorum”, Öküz, 24. sayı, s. 2
- Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek.
- Birinden meşk etmek.
- Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek.
- Ateş vb. sönmek.
- Yazılmak, girmek.
- Sürümü olmak, satılmak.
- Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak.
- Ayrıca bu adını andığımız köy enstitülerindeki müdürlerden Hürrem Arman, Şerif Tekben, Süleyman Edip, ki onun adı Orhan Veli'nin "Yol Türküleri" şiirinde geçer: "Arifiye!/Şoför durdu, Enstitü Mektebi, dedi/ Süleyman Edip bey müdürün adı" diye.— Cevat Çapan, 2025, “Sabahattin Eyuboğlu”, Sözcükler, 118. sayı, s. 26
- Kullanımda olmak, tedavülde olmak.
- Kabul edilemez olmak.
- Bırakmak, vazgeçmek.
- Bir yere gidip oturmak.
- Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak.
- Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak.
- Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
- Çekiştirmek, yermek.
Çekimleme
[düzenle]geçmek eyleminin çekimi
Yardımcı eylem
[düzenle]geçmek
- bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]geçgeç, gelgeç, yeregeçen, yolgeçen hanı, genelgeçer, çok geçmeden, ödegeç, serdengeçti, vazgeçmek
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
*Azerice: ötmək (az)
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "geçmek" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]geçmek
- geçmek
- bağışlamak
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.