İçeriğe atla

geçmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Yazılışlar

[düzenle]
کچمک

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: geç‧mek

Eylem

[düzenle]

geçmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi geçer)

Kuş, önümüzden geçiyor. (1)
İp, iğnenin deliğinden geçmiş. (2)
Gemi, köprünün altından geçmiş. (3)
Çocuk, diş muayenesinden geçiyor. (4)
Adam, sınavdan geçmiş. (5)


  1. Bir yerden başka bir yere gitmek.
    •  Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim. - Tarık Buğra
  2. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak.
    •  İplik iğne deliğinden zor geçti.
  3. Yolun, aracın veya akarsuyun bir yerin yakınından veya içinden gitmesi.
    •  Eve giderken sizin sokaktan geçeriz.
  4. Bir duruma uğramak, konu olmak.
    •  Dayaktan geçmek. Muayeneden geçmek.
  5. Okulda, sınavda başarı göstermek.
    •  Hatırlıyor musun, sizin evde bana matematik dersi verirdin, sayende sınıfı geçtim, diyor. - Atilla Keskin
  6. Ömür yaşamak.
  7. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak.
    •  Hakkın var. Ne çare ki bizden geçti diye söyleniyor. - Reşat Nuri Güntekin
  8. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek.
    •  Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı. - Attilâ İlhan
  9. Bulaşmak, sirayet etmek.
    •  Hastalık bana ondan geçti.
  10. Herhangi bir durumun, soya çekim yoluyla birinde görünmesi.
    •  Bu titizlik ona babasından geçmiş.
  11. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek.
  12. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak.
    •  İstanbul'a geçecek değil, parmağımı kımıldatacak takatim yok. - Sermet Muhtar Alus
  13. Yerini bırakıp başka yer almak.
  14. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak.
    •  Şimdiki tuluat artistlerinin çoğu oradan geçtiler. - Sait Faik Abasıyanık
  15. Etki yapmak; işlemek.
    •  Soğuk, ciğerime geçti. Başına güneş geçmiş.
  16. Görev almak.
    •  İktidara geçmek.
  17. Kalmak, devrolmak.
    •  Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti. - Necip Fazıl Kısakürek
  18. Geride bırakmak; aşmak.
    •  Bizim yelkenli vapuru geçecek. Ordu sınırı geçti. Çocuğun boyu babasını geçti.
  19. Tükenmek, bitmek; sona ermek.
    •  Yavaş yavaş bu hırs geçer. - Falih Rıfkı Atay
  20. Üstünlük sağlamak.
  21. Söylemeden veya bitirmeden atlamak.
    • Onun için teklifinin arkasından, tıpkı bir lüks seyahat vagonundan sonra hemen bir marşandizin gelmesi gibi, şaşırtıcı bir çabuklukla işe geçti: Kontratlar hazır, mağazanın da deponun da...
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 70, Dergâh Yayınları
  22. Zamanı aşmak, geride bırakmak.
    • otuz sekiz ay dile kolay kardeşim/gün dediğin nedir geçer dersin geçmedi
      — Attilâ İLHAN, 1959, Duvar, Dost Yayınları
  23. Zamanın işlemesi, tükenmesi.
    • Böyle sokağa bakarız, hiçbir şey geçmezse de vakit geçer. Bu da bak, önemlidir. Çünkü vakit geçerse her şey geçer.
      — Orhan PAMUK, 1996, “Bu Kahvede Oturuyorum”, Öküz, 24. sayı, s. 2
  24. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek.
  25. Birinden meşk etmek.
    •  Bu şarkıyı kimden geçtiniz.
  26. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek.
    •  Ankara haberlerini gazetesine geçiyormuş.
  27. Ateş vb. sönmek.
    •  Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. - Nabizade Nâzım
  28. Yazılmak, girmek.
    •  Tarihe geçmek. Kitaba geçmek.
  29. Sürümü olmak, satılmak.
  30. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak.
    • Ayrıca bu adını andığımız köy enstitülerindeki müdürlerden Hürrem Arman, Şerif Tekben, Süleyman Edip, ki onun adı Orhan Veli'nin "Yol Türküleri" şiirinde geçer: "Arifiye!/Şoför durdu, Enstitü Mektebi, dedi/ Süleyman Edip bey müdürün adı" diye.
      — Cevat Çapan, 2025, “Sabahattin Eyuboğlu”, Sözcükler, 118. sayı, s. 26
  31. Kullanımda olmak, tedavülde olmak.
    •  Bu para artık geçmiyor.
  32. Kabul edilemez olmak.
    •  Senin paran burada geçmez.
  33. Bırakmak, vazgeçmek.
    •  Bana yârden geç derler / Seven yârden geçilir mi? - Halk türküsü
  34. Bir yere gidip oturmak.
  35. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak.
    •  Bu karpuz geçmiş.
  36. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak.
    •  Görmedim, dedi, geçti.
  37. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
    •  Iska geçmek. Diskur geçmek.
  38. Çekiştirmek, yermek.
    •  Beni sana geçmişler / Vallahi ben demedim - Halk türküsü

Çekimleme

[düzenle]

Yardımcı eylem

[düzenle]

geçmek

  1. bazı kelimelerle birleşik fiil yapar

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

geçtiği yoldan geçmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

geçgeç, gelgeç, yeregeçen, yolgeçen hanı, genelgeçer, çok geçmeden, ödegeç, serdengeçti, vazgeçmek

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

geçmek

  1. geçmek
  2. bağışlamak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.