atlamak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]

atlamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi atlar)
- yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak
- Çukura atlamak.
- bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- Duvardan atlamak. Hendekten atlamak.
- binmek
- Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum. - Sait Faik Abasıyanık
- basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek
- okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek
- sınıfı okumadan geçmek
- Birinci sınıfı atladı.
- inmek
- Hiçbir şey demeden, kimseye bakmadan kız arabadan atladı.— Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 32, Dergâh Yayınları
- (mecaz) yanılmak, aldanmak
- (mecaz) bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek