girmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]









Osmanlı Türkçesi گیرمك (girmek) sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *kīr- sözcüğünden devralındı.
Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]girmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi girer)
- Dışarıdan içeriye geçmek.
- eş anlamlısı: kaçmak
- "Birlikte kiliseden içeri giriyoruz, ben topallıyorum." -
- sığmak
- Elim bu eldivene girmiyor.
- katılmak
- Liseyi bitirdiği yıl hiç çalışmadan girdiği sınavda üniversiteyi kazanamamıştı.— 2026, Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, İletişim Yayınları, s. 45
- Almak, fethetmek.
- "Ordularımız İstanbul'a girdiler." - Memduh Şevket Esendal
- İncelemek, ayrıntılara inmek
- Girişmek, başlamak.
- yıldızların dibinde umudsuz türkülere giren/tütün koyun ve kıl kokulu çobanlar— 1960, Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, Ataç Kitabevi, s. 41
- Bulaşmak
- Koyunlara kelebek hastalığı girdi.
- Su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak.
- "Şimdi git, at içinden sıkıntıyı. Denize gir. Yorul." - Necati Cumalı
- (zaman)Zaman anlamlı kavramlar içinde gelmek.
- İlkbahar girdi.
- Vücudun bir yerinde ağrıyı ya da sancıyı hissetmek.
- Göstergedeki kıpırtıyla birlikte, adamın, kolu çevirmeye başlayan kıpırtısıyla, yine bildik titreşimli sancı etine kemiklerine giriyor, iki koldan 'tırrrt.'— 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 113
- Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek:
- "Göğün morlaşan kenarı eriyor, menekşe rengine giriyordu." - Ömer Seyfettin
- İyice anlamak, iyice bilmek.
- Kavgaya tutuşmak.
- Erişmek, ulaşmak.
- Yirmisine girdi.
- Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak.
- Tuz genellikle her yemeğe girer.
- Yazılmak, başlamak:
- Ankara'da büyük bir garajın kaporta bölümüne çırak girmişti, küçük yaşta.— 1996, Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, s. 25
- Yüklenmek
- (hukuk) Tecavüz etmek, bir yere geçmek
- Komşu, tarlamıza beş metre girdi.
- (Kıbrıs ağzı)Arpa veya buğdayın biçilecek olgunluğa erişmesi
- (Kıbrıs ağzı)Ekmek hamurunun kabarıp yarılması
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]aralarına kara kedi girmek, aslan ağzına girmek, bahse girmek, bir yaşına daha girmek, birbiri girmek, birbirine girmek, çıkmaza girmek, deliğe girmek, içine girmek, mahremiyetine girmek yürürlüğe girmek
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Kategoriler:
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Osmanlı Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Ana Türkçe kökenli Türkçe sözcükler
- Ana Türkçeden devralınan Türkçe sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe ses dosyaları olan sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe eylemler
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçede zaman
- Türkçede hukuk
- Kıbrıs ağzı