yakın

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: yakin, яҡын

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

(isim): IPA(anahtar): [jaˈkɯn]
(fiil): IPA(anahtar): [ˈjakɯn]
Heceleme: ya‧kın

Köken[düzenle]

Eski Türkçe yak(yak) - yağu(yağu)

[düzenle]

yakın (belirtme hâli yakını, çoğulu yakınlar) -nı

  1. (tabii bilimler) uzak olmayan yer
    Yakınımızda otururlar.
  2. (sosyoloji) aralarında sıkı ilişki olan akraba, arkadaş ya da dost
    En yakınlarından başlayarak herkese hayatı cehennem ettiği de doğrudur. - M. Mungan

Çekimleme[düzenle]

Üst kavramlar[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Belirteç[düzenle]

yakın

  1. uzak olmadan
    Gelin, bana yakın oturun lütfen.

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

yakın (karşılaştırma daha yakın, üstünlük en yakın)

  1. andıran, benzeyen, yaklaşan
    Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı. - Ö. Seyfettin
  2. aralarında sıkı ilgi bulunan
    Her birinin muhakkak bir yakın arkadaşı vardır. - E. Şafak
  3. az bir ara ile ayrılmış olan (yer veya zaman)
  4. erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan
    Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın... - S. F. Abasıyanık
  5. küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan
    İklim ile toprağın bereketi ve insanın faaliyeti arasında yakın bir münasebet vardır. - C. Meriç

Zıt anlamlılar[düzenle]

  • (az bir ara ile ayrılmış olan (yer veya zaman)): uzak


Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Eylem[düzenle]

yakın

  1. yakmak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci çoğul şahıs olumlu çekimi

Zıt anlamlılar[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • Heceleme: ya‧kın

Köken[düzenle]

Eski Türkçe jaq(jaq)

Ön ad[düzenle]

yakın

  1. yakın

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki