zaman
| Ayrıca bakınız: Zaman |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi زمان, Arapça زَمَان (zemān), Farsça زمان
Ad
[düzenle]zaman (belirtme hâli zamanı, çoğulu zamanlar)

- (zaman) Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit.
- "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım." - Ömer Seyfettin
- u sürenin belirli bir parçası; vakit.
- "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir." - Attilâ İlhan
- Belirlenmiş olan an.
- Çağ, mevsim.
- Gül zamanı. Çocukluk zamanı.
- Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler; vakit.
- Yemek zamanı
- Dönem, devir.
- "Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı." - Reha Mağden
- (gök bilimi) Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
- (dil bilgisi) Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi, haber kipi.
- Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir.
- (jeoloji) Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.
- 1944: Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, sayfa 30 , Ülkü Basımevi
- "Birinci Zaman sonunda: Akhisar, Kula, Muğla birer ada halinde. Türkiye'nin geri kalan çoğu parçaları deniz altında."
- 1944: Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, sayfa 30 , Ülkü Basımevi
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]zaman almak, zamana uymak, zaman bırakmak, zaman geçirmek, zamanı geçirmek, zamanı avlamak, zamanı dolmak, zamanı geçmek, zaman ile yarışmak, zaman kazanmak, zaman kollamak, zaman öldürmek, zaman tanımak, zaman vermek
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]zaman aşımı, zaman ayarlı, zaman belirteci, zaman bilimi, zaman birimi, zaman çizelgesi, zaman dışı, zaman dizini, zaman eki, zaman tüneli, zaman zaman, zaman zarfı, zaman zarfında, açık zaman, ahir zaman, aman zaman, art zamanlı, basit zaman, Birinci Zaman, birleşik zaman, bir zaman, dar zaman, Dördüncü Zaman, eş zaman, eş zamanlı, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman, her zaman, İkinci Zaman, kimi zaman, mürekkep zaman, müruruzaman, ölü zaman, şimdiki zaman, Üçüncü Zaman, yalın zaman, aynı zamanda, çift zamanı, hikâye birleşik zamanı, iftar zamanı, rivayet birleşik zamanı, yıldız zamanı, vaktizamanında, bir zamanlar
Çeviriler
[düzenle]
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "zaman" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de zaman
Gagavuzca
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: za‧man
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]zaman
Kaynaklar
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Kırım Tatarcası
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: za‧man
Ad
[düzenle]zaman
Tatarca
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: za‧man
Ad
[düzenle]zaman
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede zaman
- Türkçede gök bilimi
- Türkçede dil bilgisi
- Türkçede jeoloji
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Gagavuzca 2 heceli sözcükler
- Arapça kökenli Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca adlar
- Gagavuzcada zaman
- Arapça kökenli Kırım Tatarca sözcükler
- Kırım Tatarca 2 heceli sözcükler
- Kırım Tatarca sözcükler
- Kırım Tatarca adlar
- Kırım Tatarcada zaman
- Arapça kökenli Tatarca sözcükler
- Tatarca 2 heceli sözcükler
- Tatarca sözcükler
- Tatarca adlar
- Tatarcada zaman