işlemek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: islemek
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2008 yılında
16. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe kökünden türemiştir

Eylem[düzenle]

işlemek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi işler) -r

  1. bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
  2. ince ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak
    Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı. - M. Ş. Esendal
  3. içine girmek, etkilemek, nüfuz etmek
    O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti. - Y. K. Karaosmanoğlu
  4. nakşetmek
    Al bayrağa narin eller işliyor zafer. Uzaklarda yaralanır kahraman nefer. - E. B. Koryürek
  5. iyi çalışmak, müşterisi bol olmak
  6. durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak
  7. herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
  8. düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
    Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti. - R. N. Güntekin
  9. işlek, etkin durumda olmak
    Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi. - S. F. Abasıyanık
  10. çıban, olgunlaşma yolunda olmak
  11. yara, kapanmamak
  12. gidip gelmek
    Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi. - S. M. Alus
  13. hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
    Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum. - E. Bener
  14. herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

işlem, işleyici, kendiişler
işlek
işlek

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]