yüz

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: ýüz

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • IPA: ˈjyz
  • Heceleme: yüz

[düzenle]

yüz (belirtme hâli yüzü, çoğulu yüzler)

  1. (anatomi) başın ön tarafındaki deri kaplı bölge, başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat, beniz, sıfat
  2. yüzey
  3. kesici araçlarda ağız
  4. (tekstil) bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü
  5. yorgana ve yastığa geçirilen kılıf
  6. (tekstil) bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş
  7. birinin görüle gelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret
  8. nedeniyle, sebebiyle
  9. yan, taraf
  10. bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri
  11. utanma

Çekimleme[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Belirteç[düzenle]

yüz

  1. doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı ve bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı
  2. (para) bu sayının adı (100), paranın tura tarafı, yüz para
  3. kere, kat v.s. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  4. yapılan işin çokluğunu abartmak için "kere" ile kullanılan söz (yüz kere)

Ön ad[düzenle]

yüz (karşılaştırma daha yüz, üstünlük en yüz)

Yüz sayısı
  1. doksandokuzdan sonra gelen sayı, on kere on (10 x 10=100)
    Hikmet Bey'in kurum ve edası, her zamankinden belki yüz kat üstündü. - S. M. Alus
  2. on kere on, doksan dokuzdan bir artık

Atasözleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. yüzmek eyleminin ikinci tekil şahıs emir kipi.

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "yüz"

Azerice[düzenle]

Rakam[düzenle]

yüz

  1. yüz

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. Asiya-i vustada bir kabile ismi

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

yüz

  1. yüz

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.