İçeriğe atla

oturmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): otuɾˈmac

Heceleme

[düzenle]
Heceleme: o‧tur‧mak

Köken

[düzenle]
Eski Türkçe

Eylem

[düzenle]

oturmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi oturur)

Kadın, sandalyeye oturmuş (1) Bir kahvecide saatlerdir oturuyor (2) Ayakkabıları da ayağına tam oturmuş (3)
  1. vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
    • Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu. - S. F. Abasıyanık
  2. bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
    • Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız. - T. Dursun K
  3. uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
    • Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti. - T. Buğra
  4. bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
    • Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar. - B. Felek
  5. herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
    • Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022 Altın Ekin, sayfa 108 , Dinozor Genç
      "Gök mavi bir çadır olmuş, dağlara oturmuştu"
  6. hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
    • Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?
  7. toprağın veya bir yapının çökmesi, aşağı inmesi
    • Temelin bu tarafı on santim oturmuş.
  8. biriyle beraber yaşamak
    • O günden beri enişte beyle oturuyorum. - S. M. Alus
  9. bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
  10. yer almak, geçmek
    • Valilik makamına oturdu.
  11. benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
    • Pınar KÜR, 2004 Küçük Oyuncu, sayfa 5 , Everest Yayınları
      "Oyun otursun diye bir kez önemsiz kişiler karşısında oynamak, sonra eleştirmenlerin karşısına çıkmak yeni moda olmuştu."
  12. belli bir yörüngede dönmeye başlamak
    • Uydu yörüngeye oturdu.
  13. sıvı tortuların dibe çökmesi, dipte toplanması

Deyimler

[düzenle]

diz dize oturmak, hokka gibi oturmak, karaya oturmak, külçe gibi oturmak, mideye oturmak, rayına oturmak, şapa oturmak

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Yardımcı eylem

[düzenle]

oturmak

  1. oturmak
  2. durmak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.