oturmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]oturmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi oturur)

- vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
- Az önce silindiği belli, kurumaya yüz tutmuş, üzerinde yol yol izler bulunan bir masanın başına, tahta bir sıraya oturdun.— Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 5, Can Sanat Yayınları
- bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
- Hep istemişti: Giderse ilk işi Attila İlhan'ın her zaman oturduğu pastaneye uğramak olacaktı.— Ethem Baran, 2026, Kırkikindiler Bittiğinde, sayfalar 32-33, İletişim Yayınları
- uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
- Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti. - T. Buğra
- bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
- Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar. - B. Felek
- herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
- Gök mavi bir çadır olmuş, dağlara oturmuştu— Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, s. 108, Dinozor Genç
- hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
- Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?
- toprağın veya bir yapının çökmesi, aşağı inmesi
- Akhisar alluvyonlar (yığılma topraklar) üzerindedir. Yüz binlerce yıldanberi bu toprakların sıkışıp oturdukları düşünülürse yapılarının kayalara nazaran dört misli bir sarsılmaya mâruz kalabilecekleri anlaşılır.— Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, s. 50, Ülkü Basımevi
- biriyle beraber yaşamak
- O günden beri enişte beyle oturuyorum. - S. M. Alus
- bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
- yer almak, geçmek
- Valilik makamına oturdu.
- benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
- Oyun otursun diye bir kez önemsiz kişiler karşısında oynamak, sonra eleştirmenlerin karşısına çıkmak yeni moda olmuştu.— Pınar KÜR, 2004, Küçük Oyuncu, s. 5, Everest Yayınları
- belli bir yörüngede dönmeye başlamak
- Uydu yörüngeye oturdu.
- sıvı tortuların dibe çökmesi, dipte toplanması
Deyimler
[düzenle]diz dize oturmak, hokka gibi oturmak, karaya oturmak, külçe gibi oturmak, mideye oturmak, rayına oturmak, şapa oturmak
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "oturmak" maddesi
Türkmence
[düzenle]Yardımcı eylem
[düzenle]oturmak
- oturmak
- durmak
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.