İçeriğe atla

soy

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: soy

soy (belirtme hâli soyu, çoğulu soylar)

(ad, antropoloji): Tablodaki yüzlerin tamamı Osmanlı soyundan (1)
  1. (antropoloji, aile) Bir atadan gelen kimselerin topluluğu; ev, asıl, cins, ırk, nesep, sülale, uruk, kan
    • Bizler hadi neyse, böyle biraz gülünç bir adamın hafif adına katlanalım ama yarın bizim soyumuzdan kimlerin yetişeceğini kim bilir. - M. Ş. Esendal
  2. (biyoloji) tür
  3. (eskimiş, edebiyat) Şiir formundaki sözler
    • Boy boyladı, soy soyladı. - Dede Korkut

Ön ad

[düzenle]

soy (karşılaştırma daha soy, üstünlük en soy)

  1. İyi ve üstün nitelikleri bulunan:
    • "Hâlbuki sanat görüşleri, bize anlattıkları dünya bambaşka olsa da soy romancılar bir noktada birleşirler: Uyanık düş görmede." - Yaşar Nabi Nayır

Eylem

[düzenle]

soy

  1. soymak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

alt soy, kadim soy, köpek soyu, soy bilimi, soy tükenmesi

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

soykırım, soylu, soysuz

Çeviriler

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: soy

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

soy

  1. soy

Gagavuzca

[düzenle]

soy

  1. soy

Köken

[düzenle]
Eski Türkçe soj

Kırım Tatarca

[düzenle]

Adıl

[düzenle]

soy

  1. çeşit, kısım
    Kaysı soyun kördün?: Hangi çeşidini gördün?

İngilizce

[düzenle]

soy (çoğulu soys)

  1. (bitki bilimi) soya
  2. (aşçılık) soya sosu