kurtulmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Heceleme
[düzenle]Heceleme: kur‧tul‧mak
Eylem
[düzenle]kurtulmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kurtulur)
- tehlikeli veya kötü durumu atlatmak
- Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler. - A. Gündüz
- istenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kişiden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
- Kişi anlatmadan kurtulamıyor anılarından.— Pınar KÜR, 2004, Küçük Oyuncu, s. 4, Everest Yayınları
- bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak
- Yorganı çektim üstünden, ilaç kutusu avucundan kurtulup ahşap döşemenin üzerine yuvarlandı.— Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, s. 64, Varlık Yayınları
- bağını koparıp kaçmak
- (mecaz) doğurmak
- Kadın sabaha karşı kurtulmuş.
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kurtulmak" maddesi
Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.
Eylem
[düzenle]- Kurtulmak
- Doğurmak