İçeriğe atla

sönmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[değiştir]

Eylem

[değiştir]

sönmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi söner)

  1. yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak, parlaklığını, ışığını yitirmek
    Son yıldız vadinin üstünde bir yanıp bir sönüyordu. - Tarık Buğra
  2. parlaklığını, ışığını yitirmek
  3. hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek
    Balon söndü.
  4. (jeoloji) yanardağ etkinliğini yitirmek
  5. duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek
    Esmer lekeler, sönmüş sivilcelerden artakalan çukurlar, kabarcıklar yüzünü yayık ayranına çevirmiş. - Salâh Birsel
  6. (mecaz) ses duyulmaz olmak
  7. (mecaz) tükenmek, yok olmak, yitmek
    Esmer lekeler, sönmüş sivilcelerden artakalan çukurlar, kabarcıklar yüzünü yayık ayranına çevirmiş. - Salâh Birsel

Deyimler

[değiştir]

Çeviriler

[değiştir]

Kaynakça

[değiştir]

Türkmence

[değiştir]

Eylem

[değiştir]

sönmek

  1. sönmek

Kaynakça

[değiştir]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.