aşmak
Görünüm
| Ayrıca bakınız: asmak |
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]aşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi aşar)

- yüksek, uzak veya geçilmesi güç yerin öte yanına geçmek
- Tırabzanlara dayanıp merdivenleri aştı.— Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 47, Kanat Yayınları
- (zaman) süre geçmek, bitmek, sona ermek
- (cinsellik, hayvanlar) erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi
- geçmek
- Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu. - T. Buğra
- görünmeden kaçmak
- Herif çoktan aşmış.
- (mutfak eşyaları) Tencere tava gibi mutfak eşyaları.
- Bu "aşmak" kap kaçak, tencere, tava anlamını barındırıyor sinesinde...— Murat YÜCEŞAN, 1996, “Yurdum Dili Kelime Antolojisi”, Öküz, 28. sayı, s. 12
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "aşmak" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]aşmak
- aşmak, geçmek