yapmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • IPA: /japˈmac/
  • یاپمق
  • Heceleme: yap·mak

Köken[düzenle]

yapma + -k

Eylem[düzenle]

yapmak -ar

  1. ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
  2. olmasına yol açmak
  3. yol almak
  4. onarmak, tamir etmek
  5. bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
  6. bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
  7. fikri, davranışı, isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
  8. düzenli duruma getirmek
  9. üretmek
  10. bir harekete, işe başlamak veya hareketle, işle uğraşmak
  11. salgılamak, çıkarmak
  12. dışkı çıkarmak
  13. gerçekleştirmek
  14. tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
  15. evlendirmek
  16. davranmak, hareket etmek
  17. olmak
  18. inşa etmek

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. - Ç. Altan
[2] Durgun sular sıtma yapar.
[3] Kazan çalıştığından gemi yol yapıyordu.
[4] Bozulan saatimi saatçi yaptı.
[5] Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. - R. H. Karay
[6] Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. - S. M. Alus
[7] Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. - R. H. Karay
[8] Yatak yapacağım.
[8] Yolu yaptılar.
[9] Ayakkabı yapmak onun işiydi.
[10] Koşu yapmak.
[10] Sarsıntı yapmak.
[11] Tükürük bezleri tükürük yapar.
[12] Çocuk altına yapmış.
[13] İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır. - Y. Z. Ortaç
[14] Ben adamı ne yaparım, biliyor musun?
[15] Bu kızı sana yapacağız.
[16] Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı. - N. Araz
[17] Altın yapmak.
[17] Servet yapmak.
[18] Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı. - H. Taner
[19] İyi yapyorsunuz, çocuğu iyi anlıyorsunuz.
[19] Uyumuş gibi yapmak.
[20] Bu kış çok soğuk yaptı.

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] yapabilmek, yapılmak, yaptırmak, yapıvermek

Kaynaklar[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] kapamak, sed etmek
[2] yapılmak, kapanmak, mâmul yapmak

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] örtmek, kapamak

Kaynakça[düzenle]

  • Özyetgin, A. Melek (2001). Kitabu'l-İdrak li Lisani'l-Etrak. Ankara: KÖKSAV. ISBN 975-7430-29-3.