yapmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

yapmak -ar

Zaman Kişi Çekimli eylem
Olumlu Olumsuz
Belirli geçmiş ben yaptım yapmadım
sen yaptın yapmadın
o yaptı yapmadı
biz yaptık yapmadık
siz yaptınız yapmadınız
onlar yaptı yapmadı
yaptılar yapmadılar
Belirsiz geçmiş ben yapmışım yapmamışım
sen yapmışsın yapmamışsın
o yapmış yapmamış
biz yapmışız yapmamışız
siz yapmışsınız yapmamışsınız
onlar yapmış yapmamış
yapmışlar yapmamışlar
Geniş zaman ben yaparım yapmam
sen yaparsın yapmazsın
o yapar yapmaz
biz yaparız yapmayız
siz yaparsınız yapmazsınız
onlar yapar yapmaz
yaparlar yapmazlar
Şimdiki zaman ben yapıyorum yapmıyorum
sen yapıyorsun yapmıyorsun
o yapıyor yapmıyor
biz yapıyoruz yapmıyoruz
siz yapıyorsunuz yapmıyorsunuz
onlar yapıyor yapmıyor
yapıyorlar yapmıyorlar
Gelecek zaman ben yapacağım yapmayacağım
sen yapacaksın yapmayacaksın
o yapacak yapmayacak
biz yapacağız yapmayacağız
siz yapacaksınız yapmayacaksınız
onlar yapacak yapmayacak
yapacaklar yapmayacaklar

Anlamlar

[1] ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
[2] olmasına yol açmak
[3] yol almak
[4] onarmak, tamir etmek
[5] bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
[6] bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
[7] fikri, davranışı, isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
[8] düzenli duruma getirmek
[9] üretmek
[10] bir harekete, işe başlamak veya hareketle, işle uğraşmak
[11] salgılamak, çıkarmak
[12] dışkı çıkarmak
[13] gerçekleştirmek
[14] tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
[15] evlendirmek
[16] davranmak, hareket etmek
[17] olmak
[18] inşa etmek

Söyleniş

/japˈmac/

Heceleme

yap·mak

Yazılışlar

یاپمق

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler

Örnekler

[1] Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. - Ç. Altan
[2] Durgun sular sıtma yapar.
[3] Kazan çalıştığından gemi yol yapıyordu.
[4] Bozulan saatimi saatçi yaptı.
[5] Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. - R. H. Karay
[6] Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. - S. M. Alus
[7] Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. - R. H. Karay
[8] Yatak yapacağım.
[8] Yolu yaptılar.
[9] Ayakkabı yapmak onun işiydi.
[10] Koşu yapmak.
[10] Sarsıntı yapmak.
[11] Tükürük bezleri tükürük yapar.
[12] Çocuk altına yapmış.
[13] İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır. - Y. Z. Ortaç
[14] Ben adamı ne yaparım, biliyor musun?
[15] Bu kızı sana yapacağız.
[16] Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı. - N. Araz
[17] Altın yapmak.
[17] Servet yapmak.
[18] Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı. - H. Taner
[19] İyi yapyorsunuz, çocuğu iyi anlıyorsunuz.
[19] Uyumuş gibi yapmak.
[20] Bu kış çok soğuk yaptı.

Deyimler

Türetilmiş kavramlar

[1] yaptırmak, yaptırtmak, …, yapıver

Köken

(Türkçe) yapma + -k

Kaynakça

Yardımcı eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] bir durum ortaya çıkarmak
[2] edinmek, sahip olmak
[3] bir kimseye meslek kazandırmak, yetiştirmek

Çağatayca[düzenle]

Eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] kapamak, sed etmek
[2] yapılmak, kapanmak, mâmul yapmak

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] örtmek, kapamak

Kaynakça

  • Özyetgin, A. Melek (2001). Kitabu'l-İdrak li Lisani'l-Etrak. Ankara: KÖKSAV. ISBN 975-7430-29-3.