söz

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın söz sözler
Belirtme (-i) sözü sözleri
Yönelme (-e) söze sözlere
Bulunma (-de) sözde sözlerde
Çıkma (-den) sözden sözlerden
Tamlayan sözün sözlerin

söz -zü (dil bilimi) bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, kavil, kelam, laf, lakırtı

  1. bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük
  2. bir kohuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
    Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde. - B. R. Eyuboğlu
  3. kesinlik kazanmayan haber, söylenti
    Ortalıkta bir söz dolaşıyor.
  4. bir işi yapacağını kesin olarak vadetme
    O, sözünde duran bir adamdır.
  5. (müzik) müzik parçalarının yazılı metni, güfte
    Şarkının sözleri çok anlamlı.

Söyleniş[düzenle]

IPA: ˈsøz

Heceleme[düzenle]

Heceleme: söz

Köken[düzenle]

Türkçe:

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "söz"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Adam olana bir söz yeter
Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez
Bir söz ara bozar,bir söz ara düzer
Bir söz bin büyüye bedeldir
Bir söz yola getirir, bir söz yoldan çıkarır
Büyük lokma ye büyük söz söyleme
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür
[1] Sus küçüğün, söz büyüğün

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

sözce, sözcü, sözle, sözlü, sözse, sözsüz

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (dil bilimi) kelime, kavil, lügat, söz, sözcük

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] (dil bilimi) kelime, kavil, lügat, söz, sözcük

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: söz

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (dil bilimi) kelime, kavil, lügat, söz, sözcük

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

[1] (dil bilimi) kelime, kavil, lügat, söz, sözcük