çok
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]çok

- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan.
- zıt anlamlısı: az
- eş anlamlısı: hayli
Bana matematik çok kolay geldi. — F. R. Atay
Belirteç
[düzenle]çok
Atasözleri
[düzenle]- çok baharın otunu yemek,
- çok bilen çok yanılır,
- çok söyleyen çok yanılır,
- çok el ya yağmaya ya yolmaya,
- çok gezen tavuk ayağında pislik getirir,
- çok havlayan köpek ısırmaz,
- çok koşan çabuk yorulur,
- çok koşan çok yorulur,
- çok koşan tez yorulur,
- çok naz âşık usandırır,
- çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin,
- çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir,
- çok okuyan bilmez, çok gezen bilir
Deyimler
[düzenle]çok gelmek, çok görmek, çok olmak, çok söylemek, çok şey!, çok şükür,
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]çok anlamlı, çok ayaklılar, çok başlı, çokbilmiş, çok çok, çok düzlemli, çok eşli, çok fazlı, çok geçmeden, çokgen, çok gizli, çok gözeli, çok hücreli, çok karılı, çok katlı, çok kısa dalga, çok kocalılık, çok milletli, çok ortaklı, çok partili, çoksatar, çok sesli, çok sözlü, çok şiddetli fırtına, çok tanrıcı, çok tanrılı, çok taraflı, çok terimli, çok uluslu, çok yanlı, çok yıllık, çok yönlü, çok yüksek gerilim, çok yüzlü, az çok, birçok, pek çok, birçoğu
Çeviriler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kubbealtı Lugatı'nda "ÇOK :"