İçeriğe atla

dökmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[değiştir]

Eylem

[değiştir]

dökmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi döker)

  1. sıvı ya da tane durumunda olan şeyleri bulundukları yerden, kaptan başka yere boşaltmak
    İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek. - S. F. Abasıyanık
  2. belli bir yere boşaltmak
    Sigara tablasını dökmek.
  3. akıtmak, düşürmek
    Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur. - Y. Z. Ortaç
  4. -e saçmak, serpmek
    Tavuklara yem döktü.
  5. salmak, bırakmak
  6. üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
    Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı... - S. F. Abasıyanık
  7. teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak
  8. maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
    Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler. - H. Taner
  9. sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek
    Lokma dökmek. Kadayıf dökmek.
  10. bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak
    Sınıra asker dökmek.
  11. çok söylemek
    Dil dökmek.
  12. bir şeyi yok etmek için atmak
    Satılmayan hamsileri denize döktüler.
  13. -e bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak
    Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider. - R. N. Güntekin
  14. yakmak, tutuşturmak
    Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü. Mangal yakmak denmezdi. Mangalı dök, tutuştur denirdi. - N. Neyzi
  15. kullanmak, harcamak, sarf etmek
    Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı. - C. Uçuk
  16. çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak
    Sınıfın yarısını döktüler.
  17. bol bol vermek, ödemek, sarf etmek
    Para dökmek.
  18. açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak
    Acaba biraz anlatsan, derdini döksen olmaz mı?
  19. (mecaz) boca etmek

Deyimler

[değiştir]

alın teri dökmek, derdini dökmek, göz nuru dökmek, kirli çamaşırlarını ortaya dökmek, köküne kibrit suyu dökmek, kurtlarını dökmek, ortaya dökmek

Çeviriler

[değiştir]

Kaynakça

[değiştir]

Türkmence

[değiştir]

Eylem

[değiştir]

dökmek

  1. dökmek
  2. saçmak, dağıtmak, yok etmek

Kaynakça

[değiştir]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.