alçı
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]alçı (belirtme hâli alçıyı, çoğulu alçılar)

- (mineraller) alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde
- Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma. - P. Safa
- (halk ağzı) Atel
- Ferit şaşkın şaşkın süzünce kolundaki temiz alçıyı Memo açıklama gereği duydu. "Ben bacağımı kırdığımda mahalledeki herkes alçımı imzaladı."— İpek s. Burnett, 2013, Romancı, s. 252, Yapı Kredi Yayınları
- Alçının tırtıklı yüzeyine, yanındaki hemşirenin tatlı gülümsemesine, temiz hastane kokusuna dikkatli dikkatli bakıp merakla, "N'oldu bana?" diye mırıldandı.— Semrin ŞAHİN, 2013, Güvercinler Zamanı, sayfalar 76-77, Alakarga Sanat Yayınları
- (argo) eroin
Ön ad
[düzenle]alçı (karşılaştırma daha alçı, üstünlük en alçı)

- Alçıdan yapılmış olan.
- "Fon Sadriştayn gözlerini alçı tavana kaldırdı." - Ömer Seyfettin
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]alçıcı, alçı kalıp, alçı levha, alçı taşı, alçıpan, sıva alçısı
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "alçı" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de alçı