İçeriğe atla

alçı

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

alçı (belirtme hâli alçıyı, çoğulu alçılar)

(ad): Alçı (1)
  1. (mineraller) alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde
    • Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma. - P. Safa
  2. (halk ağzı) Atel
    • Ferit şaşkın şaşkın süzünce kolundaki temiz alçıyı Memo açıklama gereği duydu. "Ben bacağımı kırdığımda mahalledeki herkes alçımı imzaladı."
      — İpek s. Burnett, 2013, Romancı, s. 252, Yapı Kredi Yayınları
    • Alçının tırtıklı yüzeyine, yanındaki hemşirenin tatlı gülümsemesine, temiz hastane kokusuna dikkatli dikkatli bakıp merakla, "N'oldu bana?" diye mırıldandı.
      — Semrin ŞAHİN, 2013, Güvercinler Zamanı, sayfalar 76-77, Alakarga Sanat Yayınları
  3. (argo) eroin

Ön ad

[düzenle]

alçı (karşılaştırma daha alçı, üstünlük en alçı)

(ön ad): Alçı heykeller
  1. Alçıdan yapılmış olan.
    • "Fon Sadriştayn gözlerini alçı tavana kaldırdı." - Ömer Seyfettin

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

alçıcı, alçı kalıp, alçı levha, alçı taşı, alçıpan, sıva alçısı

Deyimler

[düzenle]

alçı çekmek, alçıya almak

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]