İçeriğe atla

tane

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Farsça

tane (belirtme hâli taneyi, çoğulu taneler)

Resimde iki tane şekerleme var.(1)
Adamın avucu, buğday taneleri ile dolu.
Nar taneleri (3)
  1. Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça
  2. (bitki anatomisi) Bazı bitkilerin tohumu
    • Cem KALENDER, 2009 Klan, sayfa 296 , Kavis Kitap
      "Kırmızı sıvalı kerpiç damın etrafındaki kalabalık, tavuğun taneye çokuşması gibi kaynıyordu."
  3. (bitki anatomisi) Çekirdekli küçük meyve

Atasözleri

[düzenle]

çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış

Deyimler

[düzenle]

ferrit tanesi,

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]