saymak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

saymak -ar

[1] (matematik) bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak
Nara sormuşlar: -Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne- demiş. - B. R. Eyuboğlu
[2] sayıları arka arkaya söylemek
Birden ona kadar saymak.
[3] herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek
Artık kışı geçti sayabiliriz.
[4] herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek
Her çiçekten bal eyledik. Arıya saydılar bizi. - Pir Sultan Abdal
[5] varsaymak, tutmak, farz etmek
Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden? - H. Taner
[6] arka arkaya söylemek, sıralamak
Birinin iyiliklerini saymak.
[7] ödenek, peşin vermek
İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı. - M. Ş. Esendal
[8] geçer tutmak
Bunu saymam, sizi bir gün erkenden beklerim.
[9] (mecaz) değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye veya bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmak, saygı göstermek, sözünü dinlemek, hürmet etmek
Anam babamı nasıl saydı ise ben de kocamı öyle sayacaktım. - M. Ş. Esendal
[10] (mecaz) önemsemek
[11] (mecaz) gibi görmek, kabul etmek
Arzularını yapmayı belli büyük bir külfet saydığınız bu küçük kalpler, saadetin kapısından girmeden felaketin ortasına yuvarlanıyorlar. - A. Gündüz
[12] (mecaz) hesaba katmak, dikkate almak
Bundan önce verdiğimi saymıyor musun?

====Köken====Alt simge metniKüçük metinBüyük metin

[1] Eski Türkçe: sāmak

Deyimler[düzenle]

fasulye gibi kendini nimetten saymak
girintili satır
ödev saymak
yerinde saymak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]