İçeriğe atla

saymak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: say‧mak

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe sāmak

Eylem

[düzenle]

saymak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sayar)

Kamera, dükkâna giren insanları sayıyor .(1)
Kadın, birden ona kadar sayıyor. (2)
  1. (matematik) Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak.
    • "Nara sormuşlar: -Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne- demiş." - Bedri Rahmi Eyüboğlu
  2. Sayıları arka arkaya söylemek.
    • Birden ona kadar saymak.
  3. Birini veya bir şeyi herhangi başka bir şey yerine koymak veya ona herhangi bir şey gözüyle bakmak; addetmek.
    • "Her çiçekten bal eyledik / Arıya saydılar bizi" - Pir Sultan Abdal
  4. … olduğunu veya olacağını varsaymak, kabul etmek.
    • "Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden?" - Haldun Taner
  5. Arka arkaya söylemek, sıralamak.
    • Birinin iyiliklerini saymak.
  6. Ödemek, peşin vermek.
    • "İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı." - Memduh Şevket Esendal
  7. (mecaz) Geçer tutmak.
    • Bunu saymam, sizi bir gün erkenden beklerim.
  8. (mecaz) Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek.
    • "Anam babamı nasıl saydı ise ben de kocamı öyle sayacaktım." - Memduh Şevket Esendal
  9. (mecaz) Hesaba katmak, dikkate almak.
    • Bundan önce verdiğimi saymıyor musun?

Çekimleme

[düzenle]
saymak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit saydım saydın saydı saydık saydınız saydılar
hikâye saydıydım saydıydın saydıydı saydıydık saydıydınız saydıydılar
rivayet — — — — — —
şart saydıysam saydıysan saydıysa saydıysak saydıysanız saydıysalar
saydılarsa
belirsiz geçmiş basit saymışım saymışsın saymış saymışız saymışsınız saymışlar
hikâye saymıştım saymıştın saymıştı saymıştık saymıştınız saymıştılar
rivayet saymışmışım saymışmışsın saymışmış saymışmışız saymışmışsınız saymışmışlar
şart saymışsam saymışsan saymışsa saymışsak saymışsanız saymışsalar
saymışlarsa
geniş basit sayarım sayarsın sayar sayarız sayarsınız sayarlar
hikâye sayardım sayardın sayardı sayardık sayardınız sayardılar
rivayet sayarmışım sayarmışsın sayarmış sayarmışız sayarmışsınız sayarmışlar
şart sayarsam sayarsan sayarsa sayarsak sayarsanız sayarsalar
sayarlarsa
şimdiki basit sayıyorum sayıyorsun sayıyor sayıyoruz sayıyorsunuz sayıyorlar
hikâye sayıyordum sayıyordun sayıyordu sayıyorduk sayıyordunuz sayıyordular
rivayet sayıyormuşum sayıyormuşsun sayıyormuş sayıyormuşuz sayıyormuşsunuz sayıyormuşlar
şart sayıyorsam sayıyorsan sayıyorsa sayıyorsak sayıyorsanız sayıyorsalar
sayıyorlarsa
gelecek basit sayacağım sayacaksın sayacak sayacağız sayacaksınız sayacaklar
hikâye sayacaktım sayacaktın sayacaktı sayacaktık sayacaktınız sayacaktılar
rivayet sayacakmışım sayacakmışsın sayacakmış sayacakmışız sayacakmışsınız sayacakmışlar
şart sayacaksam sayacaksan sayacaksa sayacaksak sayacaksanız sayacaksalar
sayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit sayayım sayasın saya sayalım sayasınız sayalar
hikâye sayaydım sayaydın sayaydı sayaydık sayaydınız sayaydılar
rivayet sayaymışım sayaymışsın sayaymış sayaymışız sayaymışsınız sayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit saysam saysan saysa saysak saysanız saysalar
hikâye saysaydım saysaydın saysaydı saysaydık saysaydınız saysaydılar
rivayet saysaymışım saysaymışsın saysaymış saysaymışız saysaymışsınız saysaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit saymalıyım saymalısın saymalı saymalıyız saymalısınız saymalılar
hikâye saymalıydım saymalıydın saymalıydı saymalıydık saymalıydınız saymalıydılar
rivayet saymalıymışım saymalıymışsın saymalıymış saymalıymışız saymalıymışsınız saymalıymışlar
şart saymalıysam saymalıysan saymalıysa saymalıysak saymalıysanız saymalıysalar
saymalılarsa
emir basit — say saysın — sayın
sayınız
saysınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit saymadım saymadın saymadı saymadık saymadınız saymadılar
hikâye saymadıydım saymadıydın saymadıydı saymadıydık saymadıydınız saymadıydılar
rivayet — — — — — —
şart saymadıysam saymadıysan saymadıysa saymadıysak saymadıysanız saymadıysalar
saymadılarsa
belirsiz geçmiş basit saymamışım saymamışsın saymamış saymamışız saymamışsınız saymamışlar
hikâye saymamıştım saymamıştın saymamıştı saymamıştık saymamıştınız saymamıştılar
rivayet saymamışmışım saymamışmışsın saymamışmış saymamışmışız saymamışmışsınız saymamışmışlar
şart saymamışsam saymamışsan saymamışsa saymamışsak saymamışsanız saymamışsalar
saymamışlarsa
geniş basit saymam saymazsın saymaz saymayız saymazsınız saymazlar
hikâye saymazdım saymazdın saymazdı saymazdık saymazdınız saymazdılar
rivayet saymazmışım saymazmışsın saymazmış saymazmışız saymazmışsınız saymazmışlar
şart saymazsam saymazsan saymazsa saymazsak saymazsanız saymazsalar
saymazlarsa
şimdiki basit saymıyorum saymıyorsun saymıyor saymıyoruz saymıyorsunuz saymıyorlar
hikâye saymıyordum saymıyordun saymıyordu saymıyorduk saymıyordunuz saymıyordular
rivayet saymıyormuşum saymıyormuşsun saymıyormuş saymıyormuşuz saymıyormuşsunuz saymıyormuşlar
şart saymıyorsam saymıyorsan saymıyorsa saymıyorsak saymıyorsanız saymıyorsalar
saymıyorlarsa
gelecek basit saymayacağım saymayacaksın saymayacak saymayacağız saymayacaksınız saymayacaklar
hikâye saymayacaktım saymayacaktın saymayacaktı saymayacaktık saymayacaktınız saymayacaktılar
rivayet saymayacakmışım saymayacakmışsın saymayacakmış saymayacakmışız saymayacakmışsınız saymayacakmışlar
şart saymayacaksam saymayacaksan saymayacaksa saymayacaksak saymayacaksanız saymayacaksalar
saymayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit saymayayım saymayasın saymaya saymayalım saymayasınız saymayalar
hikâye saymayaydım saymayaydın saymayaydı saymayaydık saymayaydınız saymayaydılar
rivayet saymayaymışım saymayaymışsın saymayaymış saymayaymışız saymayaymışsınız saymayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit saymasam saymasan saymasa saymasak saymasanız saymasalar
hikâye saymasaydım saymasaydın saymasaydı saymasaydık saymasaydınız saymasaydılar
rivayet saymasaymışım saymasaymışsın saymasaymış saymasaymışız saymasaymışsınız saymasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit saymamalıyım saymamalısın saymamalı saymamalıyız saymamalısınız saymamalılar
hikâye saymamalıydım saymamalıydın saymamalıydı saymamalıydık saymamalıydınız saymamalıydılar
rivayet saymamalıymışım saymamalıymışsın saymamalıymış saymamalıymışız saymamalıymışsınız saymamalıymışlar
şart saymamalıysam saymamalıysan saymamalıysa saymamalıysak saymamalıysanız saymamalıysalar
saymamalılarsa
emir basit — sayma saymasın — saymayın
saymayınız
saymasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

fasulye gibi kendini nimetten saymak, ödev saymak, yerinde saymak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

adımsayar, bilgisayar, dizüstü bilgisayar, varsaymak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]