tell

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Konu başlıkları

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

Dinle (ABD aksanı).
[1] söylemek
[2] anlatmak
[3] bildirmek
[4] saymak
[5] buyurmak

Örnekler

[1] All told, there were over a dozen.
[2] Can you tell time on a clock?
[3] I want to tell a story; I want to tell you a story.
[4] Finally, someone told him the truth. He seems to like to tell lies.
[5] Please tell me how to do it.

Eş anlamlılar

Köken

(Ana Hint-Avrupa dili): *dol- → (Proto-Cermence): *taljaną, *talzijaną → (Eski İngilizce): tellan → (Orta İngilizce): tellen

[düzenle]

[1] Söylenen şey.

Örnekler

[1] I am at the end of my tell.

[düzenle]

[1] (arkeoloji) tepecik (ekseriyetle Ortas Doğu'da, üzerinde eski yerleşimlerin harabelerini barındıran)

Köken

(Proto-Sami dili): *tall- → (Arapça): تل