İçeriğe atla

gibi

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Yazılışlar

[düzenle]
کبی

Edat

[düzenle]

gibi

  1. Bir şeye benzer. bir şeye benzeyen
    • 1996: Orhan PAMUK, 1996 Okula Gitmeyeceğim, sayfa 2 , Öküz , 25. sayı,
      "Sırtımda askerler gibi koca bir çanta, yokuş yukarı çıkıyorum, gözüm yokuşu çıkan küçük ayaklarımda."
  2. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.
    • Haberi aldığı gibi yola çıktı.
  3. Bir şeye benzer biçimde; imişçesine, kadar.
    • 2018: Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, sayfa 44 , Varlık Yayınları
      "Kalbinin kırıldığı yerden içine doğru bir şeyler aktı. Durup durup rahatsız etti. Deniz suyu gibi tuzlu, tel gibi keskin, paslı, acı."
  4. Bir şeye yakışır biçimde.
    • İnsan gibi davrandı.
  5. Bir başkasının dediklerine değinirken kullanılan bir söz.
    • 2025: Taner GÜLEN, 2025 Uğraklar, sayfa 60 , Sözcükler , 117. sayı,
      "Adorno'nun söylediği gibi, belki de bu sürgünlük halinin üstesinden gelinebilecek tek yer, artık bir ev ya da yurt işlevi kazanmış olan yazıdan başkası değildir."
  6. Arka arkaya gelen aynı tür örneklerin sonunda “ve benzerleri” anlamında kullanılan bir söz.
    • 2025: Abdullah UÇMAN, 2025 Tanzimat Devri Türk Edebiyatında "Hakiki Müceddit" Kimdir?7, sayfa 162 , Kitap-lık , 239. sayı,
      "Burada, sonraki yıllarda başta Ahmet Hamdi Tanpınar olmak üzere Mehmet Kaplan, Orhan Okay, İnci Enginün ve Birol Emil gibi Yeni Türk Edebiyatı sahasının uzmanı hocaların doğrudan doğruya konuyla ilgili çalışmalarında nedense üzerinde durmadıkları ve herhangi bir şekilde referans olarak da göstermedikleri, nasılsa gözden kaçan bu makale üzerinde durmak istiyorum."
  7. Cümlenin sonuna gelerek yükleme “denilebilir ki, öyle sanılır ki, sanki” anlamlı kuşku veya olabilirlik ayrıntısı katan bir söz.
    • Sınıfı geçtim gibi.
  8. Bazı sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra geldiğinde karşılaştırmaya dayanan denklik ve eşitlik bağlantısı kuran bir söz.
    • "Sana değer verdiğim gibi ona değer vermek zorundayım." - Zeynep Korkmaz
  9. Sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra “-diği biçimde” anlamıyla denklik işlevi yüklenen bir söz; üzere.
    • Daha önce belirtildiği gibi gramerlerimizin edatlar konusu oldukça karışıktır.
  10. -dık sıfat fiil eki dışında diğer sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra “imişçesine” anlamında varsayıma dayalı benzetme işlevi gören bir söz.
    • "Her istediğin yere gidiyoruz gibi geliyor bize." - Ahmet Hamdi Tanpınar
  11. Aynı biçimde.
    • 2021: Elif Nur AYBAŞ, 2021, Çocukluk Ormanına Altı Olta, sayfa 49 , Varlık Yayınları
      "Bütün detayları yokladı zihnindeki haritada: üçüncü kattaki yangın tüpünü, dördüncü kattaki oyuntuyu, son koridorda ayın yere düşen gölgesini, kapıların aralarından koridorlara kaçışan rüzgâr uğultularını tek tek işaretledi bir eski denizci gibi, yolculuğa hazırlandı."

Deyimler

[düzenle]

acı gibi, aç kurt gibi saldırmak, Agop'un kazı gibi yutmak, arı kovanı gibi işlemek, aslan gibi, ayağı yanmış it gibi dolaşmak, baba gibi, badem gibi, balmumu gibi erimek, başı kazan gibi olmak, boğaz gibi, demir gibi, gibi gelmek, gibi olmak, gibi yapmak, olduğu gibi

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe käbi

Edat

[düzenle]

gibi

  1. gibi

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki