kızgın

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış
Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur. - C. Meriç
[2] arayan (hayvan)
Kızgın bir boğa.
[3] (mecaz) kızmış olan, öfkeli, mütehevvir
“Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama.” - A. Kulin
[4] kızışık, zorlu, sert, şiddetli
Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim. - İ. H. Baltacıoğlu

Köken[düzenle]

Türkçe:

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]