düşürmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]düşürmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi düşürür)


- düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak
- 2004:Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 23 , Kanat Yayınları
- "Faruk Bey her sabah süte yatırılmış beyaz ekmeğin üzerine birkaç damla pekmez düşürür, kaşık kaşık yerdi."
- 2004:Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 23 , Kanat Yayınları
- değerini, fiyatını indirmek
- azaltmak
- vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak
- 2018:Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 333 , Can Sanat Yayınları
- "Annemin bana hamile kaldığı anlaşılınca abimin utancından apar topar askere gittiğini, on beş yaşındaki ablamın kıyamet koparttığını, annemin beni doğurmayı hiç istemediğini, beni düşürmek için her yolu denediğini, kendini dolap üstlerinden yerlere attığını, maydanoz lapası yediğini, soğan kabugu kaynatıp içtiğini, benden kurtulmayı başaramayınca kürtaj parası için babamı emekli sandığından borç almaya zorladığını anlatan anneannemdi."
- 2018:Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 333 , Can Sanat Yayınları
- görevi bıraktırmak
- Bakanlar kurulunu düşürmek.
- uğratmak
- Tehlikeye düşürmek.
- değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek
- zayıf bırakmak, gücünü azaltmak
- Yahya Kemal Beyatlı , '
- "Annemi verem iyiden iyiye düşürmüştü. -"
- Yahya Kemal Beyatlı , '
- (bir şeyi) aşağıya indirmek
- 2013: İpek s. Burnett, 2013, Romancı, sayfa 43 , Yapı Kredi Yayınları
- "Gözlüğünü burnunun ucuna düşürür, uzun bıyıklarını çekiştire çekiştire, okur, okur, düşünürdü."
- 2013: İpek s. Burnett, 2013, Romancı, sayfa 43 , Yapı Kredi Yayınları
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "düşürmek" maddesi