kızıl
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]kızıl (belirtme hâli kızılı, çoğulu kızıllar)
- (renkler) parlak kırmızı renk
- (politika) komünist
- (hastalık) genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırımızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık
- 2006: Fahri ERDİNÇ, 2006 Acı Lokma, sayfa 239 , Yordam Kitap
- "Peyniri bir toprak çukuru içinde küflendiriyor, kızıl hastalığına tutulana fındık kadarcık yediriyorlar, bire bir! Anadolu, uyuzuna tüfekyağı, yarasına katran, keline fışkı, trahomlu gözüne de pekmez toprağı sürüyor."
- 2006: Fahri ERDİNÇ, 2006 Acı Lokma, sayfa 239 , Yordam Kitap
- (elementler, metaller, soy metaller) altın
Ön ad
[düzenle]kızıl (karşılaştırma daha kızıl, üstünlük en kızıl)
- (renkler) Parlak kırmızı renkte olan.
- Aşırı derecede olan.
- "Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu." - Falih Rıfkı Atay
Çeviriler
[düzenle]Renk
|
Politika
|
Hastalık
|
Maden
|
Çeviriler
[düzenle]ön ad
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kızıl" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]- Eski Türkçe qyz
Ad
[düzenle]kızıl
- (renkler) kızıl
Ön ad
[düzenle]- (renkler) kızıl
kızıl
Karaçay Balkarca
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Karaçay Balkarca alfabesinde yazılmamıştır.
Ad
[düzenle]- (renkler) kızıl
Kumanca
[düzenle]Ad
[düzenle]kızıl
- (renkler) kızıl
Çağatayca
[düzenle]Ad
[düzenle]- (renkler) kırmızı, altun, kan, ateş
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.