İçeriğe atla

kızıl

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

kızıl (belirtme hâli kızılı, çoğulu kızıllar)

  1. (renkler) parlak kırmızı renk
      
  2. (politika) komünist
  3. (hastalık) genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırımızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık
    • 2006: Fahri ERDİNÇ, 2006 Acı Lokma, sayfa 239 , Yordam Kitap
      "Peyniri bir toprak çukuru içinde küflendiriyor, kızıl hastalığına tutulana fındık kadarcık yediriyorlar, bire bir! Anadolu, uyuzuna tüfekyağı, yarasına katran, keline fışkı, trahomlu gözüne de pekmez toprağı sürüyor."
  4. (elementler, metaller, soy metaller) altın

Ön ad

[düzenle]

kızıl (karşılaştırma daha kızıl, üstünlük en kızıl)

  1. (renkler) Parlak kırmızı renkte olan.
  2. Aşırı derecede olan.
    • "Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu." - Falih Rıfkı Atay

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Eski Türkçe qyz

kızıl

  1. (renkler) kızıl

Ön ad

[düzenle]
  1. (renkler) kızıl

kızıl

Karaçay Balkarca

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.
  1. (renkler) kızıl

Kumanca

[düzenle]

kızıl

  1. (renkler) kızıl

Çağatayca

[düzenle]
  1. (renkler) kırmızı, altun, kan, ateş

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.